Toz

Gözlerim kanarcasına bakıyorum Parmaklarımın arasından kayıp giden zamana. Ve ayaklarım, göğsüme vuran yeşile Sonsuza değin kök salıyor. Unutmak dedikleri kolay, Hatırlamaksa, Koca bir kavganın adı. Kim anlatır hikâyesini bu şarkının? Hangi meydan bizi duyar, Hangi dağ yankılar geçmişi? Hangi nehir…

Atmosfer

Zaman kayar yerinden Yer uzay boşluğu, gök cisim Dürbünümden seyrederim Geçmişin bilinmezliği iki mercek Aynaya bakar gibi mimiksiz Yine telaşlar koşuyor dört bir yandan Bahar geldi ve geçiyor Belki de geçti şimdiki zaman Yine aynı yerdeyim, Herhangi bir yerinde uzayın…

Babamda

Üçüncü gün 17:10 Nasıl alkolik olunurmuş artık biliyorum. İçine sıkıştığım durumdan kaçamadıkça, alkol, acil çıkış kapısından feraha çıkartan geniş bir kapı. İnsan alkole sığınabilirmiş, anlıyorum. Kimse bana olmaz demesin. O ferah kapı gözümün önünde beliriveriyor. Bir paket sigara ve iki…

Kendini Özlemek

gün gelir insan kendisini de özlermiş yaş almak demir atmakmış güvenli limanlara salmakmış serini kendi köpeğine hoşt der gibi susturmakmış kalbindeki sesleri yaş almak bir oyunu anlamak son hakkın kalmış gibi davranmakmış gün gelir insan kendisini de özlermiş koşan yorulan,…

Themis’in Heykeltıraşı

Serbest piyasada adalet sağlama girişimleri, bizleri gülümseten ve hatta; yeri gelince de kahkahalar attıran nezih bir mizah ürünüdür. “Herkese hak ettiğini vermek…” derken? Kâr ve zararın olduğu bir ortamda, neyin hakkını ya da hukukunu savunacakmışız? Soyut değerleri savunma yeteneklerimizin ziyadesiyle…

İnsan Olmanın Esnekliği: Varoluşsal Bir Sanat

İnsan olmanın en temel gereksinimlerinden biri belki de “esnemek”tir hayatta. Zihin, beden ve ruh üçlüsü sınırlarından nazikçe esnediğinde, insan varoluşunun keskin köşeleri yumuşar ve yaşamla uyumlu bir ritme kavuşur. Öğrenmeye açık olmak ve meraklılık hâlleri arasında gidip gelen bir sarkaç…

Adem Soyu

Babanız oralıydı. Siz de oralısınız. Memleketiniz, babanızın memleketidir. Hepinizin doğduğu yer orasıdır. Sonra sıra sıra, tek tek, başka başka yerlerde doğdunuz. Doğum tarihiniz çok eskidir ama çok yaşlı sayılmazsınız. Babanız sabırsız bir adamdı. Hem sabırsızdı hem de aç gözlüydü. Siz…

Şehir, Kitap ve Kırmızı Kuş

Özgü, kedili kitapçıdan çıkalı henüz birkaç dakika olmuştu. Dayanamayıp bir sürü kitap almıştı yine. “Okunacak olanlardan bir sehpa daha yapma vakti.” diye düşündü. Hatta bunu sesli söyleyecekti neredeyse ama kendisini tuttu. Akşam yemeğinden sonra sokağa bakan pencerenin önünde bitki çayını…

Yaşlandı Bu Dünya

Benimle birlikte yaşlandı bu dünya Tuttuğum defterler ellerimi kirletiyor Şiir, insan meyvesi Her şiir bir çağla Dolu vurdu, döküldü bu çağda Renkleri soldu gökkuşaklarında Sesleri çınlamıyor meydanlarda Yumuşak tenini hissetmiyor ellerim Kokusu keskin değil eskisi gibi Kalbimi sızlatmıyor çektiği acılar…

Kum Saati

Şimdi bir odada oturup beni bekliyorsun eskisi gibi körpe heveslerin her şey dün başlamış gibi izliyoruz önümüzde ne varsa sessizce bir bakmışsın yan yanayız en uzaktayken bir bakmışsın susup izliyoruz öylece iki satırın belini kırıyoruz üçten geriye doğru sayıyorum her…

BİR KÜÇÜK NOT

İletişim: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Geçici bir süreliğine ekibimiz dışından gelen yazılar değerlendirmeye alınmayacaktır.

Detaylı bilgi için tıklayınız.