Peri Kanatlar

Küçük badem gözlerinin bal sarısı, bir parça hüzün bir parça tedirginliğe teslim oldu vedalaşırken. Yediye anca ulaşmış yaşının iki katı kadar vedaya maruz kalmıştı. “Sevgi Teyze diş perisi badem şekeri bırakmıştı ya onları sen ye ama sakın şişko Hamdi’ye verme!”…

Ayak Sesleri

Günün ilk ışıkları küçük odanın perdesini zorlarken yatağın yanı başından şikâyet sesleri gelmeye başladı: – Kalksa artık. Çok sıkıldım. Bu sözlerden sonra daha fazla dayanamayarak kendisini gürültülü bir şekilde yere attı. Soner birden yerinden sıçradı. Bütün gece bir o yana…

Koltuk Sevdası

Toplantı odasının kapısı açıldığında yuvarlak masanın etrafındaki dört çift göz içeri giren işçiye döndü; daha doğrusu yük arabasındaki büyük koliye. Üç şirket ortağı ciddiyetini bozmazken coşkusu her hâlinden belli Müdür yerinden adeta fırladı, işçiye koliyi nereye koyması gerektiğini gösterdi. Kolinin…

Çavdar Tarlası

Dalmaçyalılara bayılıyorum. Sahiplerini de çok severim aslında. Önceden ne köpeklerle ne de sahipleriyle ilgili pek bir bilgim yoktu, hâlâ da çoğu şeyle ilgili bir bilgim yok aslında, sadece buğulu renklerle bezenmiş, zihnimde çok berrak olan bir geceyi hatırlıyorum – tarif…

Tamirci Çırağı

“Bir varmış bir yokmuş ve işte karşınızda ben! Tırnaklarımla kaza kaza geldim bu noktaya, hak ettim tüm bunları!“ Nevin’e böyle sessiz naralar attıran altındaki otomobildi: gümüş rengi gıcır gıcır bir şirket arabası. Sıfır kilometre. Onun için alınmıştı. Kariyerinde bir dönüm…

Bavul

Aslında anaokuluna gidebilirmişim. Annem paramızın yetmediğini söylemişti. Komşunun oğlu Ali nasıl gitmişti? Onun da annesi, babası çalışıyordu, benim de. Hem Ali’nin kardeşi de vardı. Babam bir de ikinci işe gidiyordu. Bu yüzden gece yarıları eve geliyormuş. “Bizim paramız neden yetmiyor”…

Zeytin Gözlü Çocuk

‘’Vatan, bize kılıcımızın ekmeğidir.’’ -Namık KEMAL Saçların simsiyah, iki yeni olgunlaşmış siyah zeytin; isten, topraktan ve pislikten kararmış yüzüne iki parlak göz misali yerleşmiş; dudağın tazeyken dalından koparılmış bir kiraz, burnun ise deniz kıyılarına vurmuş çakıl taşları kadar minik, ne…

Zavallı Rıfkı

Yaz sıcaklarının bastırdığı günlerde karşılaştık Rıfkı’yla. Kısa zamanda gösterdi sıkı muhabbetlerin adamı olduğunu. Lafını esirgemezdi. Acı tatlı demeden ağzına geleni söylerdi. Acaba gerçek dost muydu? Bilmiyorum. Tanışıklığımız uzun sürmedi; öldü. Aslında öldürüldü. Katil kim mi? Gerçeği saklayamayacağım; o katil benim.…

Tuna Şaşkını

Dudaklarımı kıpırdatsam da bir şeyler söylesem diyorum ama böyle durumlarda ne söylenirdi hatırlayamıyorum ve ayrıca sözlerin yoğun duygularımı basitleştireceğinden korkuyorum. Sadece gülümsüyorum o yüzden. İçimde taşkın bir sevinç. Şimdi hemen, söze dökülmemişleri, dökülemeyecekleri hissetsin, hiç konuşmaya gerek kalmadan ikimize ait…

Sessizlik Ülkesi

I. Tüm bunların ne anlama geldiğini kestiremiyorlar. Onlar için çok zor bir yolculuk. Bir uçaktalar. Z. ve dört arkadaşı. Birbirleriyle tedirgin konuşmalar yapıyorlar. Evlerinden, ailelerinden öylece koparıldılar, tanık olmadıkları, ait olmadıkları bir dünyanın avucuna bırakılacaklar. Orada yaşayabilecekleri bile şüpheli. Z.…

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

BİZE KATILIN

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı 20 Eylül’e kadar gönderebilirsiniz.

37. sayı için tema: “Devrim”

Ekip sayfasından iletişim adreslerini öğrenebilirsiniz.

Detaylı bilgi için tıklayınız.