Leblebi Tozu

Kudret ilk yalanını söylediğinde 9 yaşındaydı.  Ablası ile bir paket Gelincik sigarası almışlar, bahçede öksüre öksüre birer tane içip sonra da paketi kümesin yanına gömmüşlerdi.  Babaannesi aynı günün akşamı paketi bahçede buldu.  Tavuklar eşeleyip çıkartmışlardı.  Ablası sessiz kalınca, Kudret babaannesine…

Yüzük Parmağı

Vakit ikindiyi bulmuştu ve yağmur hâlâ ulaşabildiği her yeri sulamaya devam ediyordu. Haydarpaşa Garı’nın merdivenlerini çıkarken şemsiyesini kapatıp perona koştu. Bir zamanlar tıklım tıklımdı bu istasyon, diye geçti aklından. Şimdi gördüğü tren mezarlığından başka bir şey değildi. En son ne…

Kamil Bey’in Masası

Haftanın iki günü apartmanın merdivenlerini temizleyen Gülsüm, dakikalarca zili çaldı. Altı numaralı dairenin kapısı, değil uzun uzun çalmak daha butona basmadan açılırdı her vakit. Hele temizlik parasını alma günü geldiğinde Kâmil Bey onu kapıda karşılar, ücretini uzatır, hizmetleri için teşekkür…

Makineli Hayat

Ne anlayışsız bir karım vardı. Neymiş efendim, onu artık hiç sinemaya götürmüyormuşum. Sanki götürünce hakkınca izlerdi de kafamın etini yemezdi. Daha bir akşam bir filmi sonunu getirmişliği yoktu. Yarısına gelmeden sızıp kalırdı. Film bitince uyanır çocuk gibi izlemediği kısmı anlattırırdı.…

Dipte

Deniz, gün öğleden sonraya yol alırken güneşle buluşmanın keyfini çıkarmaya devam ediyordu. Bütün vapurlara, motorlara, sandallara daha bir sevgi dolu hissediyordu kendini. Dalga dalga sevinç yüklüydü. Tüm konuklarını en güzel şekilde ağırlamak için kucaklıyordu kıyıları. Birkaç saat önce gelen sandaldaki…

Onsuz Olmaz

Sabah bir anda oluyor her şey. Önce umursamıyoruz. Alışkınız nasıl olsa. “Gider gelir” diyoruz. Süre uzadıkça artan merakla, pilli radyolar kurcalanmaya başlanıyor. Şarkı, türkü doluyor kulaklara. Bir de üstünkörü haberler. Saatlerin saatlere eklenmesi huzursuzluğu arttırıyor. Telefonlaşmalar çoğalıyor. Umudumu kaybetmek istemiyorum.…

Mavi Olsun Alacağın Kasket

Öyle bakarım gözlerin içine, buraya, bu dünyaya ait olan o alacalı kahverengi gözlerine.  İki elimle yüzünü ellerimin içine alır, kafanı kendime doğru çekerim ve doğruca boynuna bastırırım burnumu.  Şah damarındaki atışı dinlerim uzunca.   “Söyleyeceklerim var sana, kardeşim, otur şöyle, beni…

Makineli Hayat

Sizi bilmem, ben sağlık derim, huzur derim de başka bir şey demem. İyi ki bilim var, teknoloji var şu yeryüzünde. Bilimin tıbba, insan sağlığına katkısı olmasa hepimiz genç yaşta türlü sebeplerden ölürdük. Tarih bize geçmişte insan ömrünün ortalamasının şimdiye oranla…

İnşallah Babam Gibi Olurum

Gülmekten katılarak zorla konuştum. –    Kaçsaydın ya baba. –    Nasıl kaçayım kızım? İyi ki denedim arkadaştan duyduğumu. –    Sen de dağ başında oturmasaydın canım. *** Günün bitmesine dakikalar var. Gözüm arkada. Taksiler kasıntı mı kasıntı. Cebimdeki on kuruşlar birbirlerine çarpıp…

Elveda Evim

İsmail Bey yıpranmış ama daima boyalı ayakkabılarını giydi. Portmantonun aynasında üstünü başını kontrol etti. Siyahı çoktan unutmuş saçını taradı. Paltosunun omzuna düşen beyaz saç tellerinden kurtulmak için elinin tersiyle birkaç vuruş yapması yetti. Yine tıraşlıydı. Yıllardır her sabah erkenden aynanın…

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı 12 Nisan 2020‘ye kadar gönderebilirsiniz. Bu tarihten itibaren gönderilen yazılar, değerlendirmeye alınmayacaktır.

45. Sayı için tema: “Fidan”
demlik@rihtimdergi.com

Detaylı bilgi için tıklayınız.