Gün alabildiğine kızıldı oturduğum sandalyeden Ben ölesiye mahzundum kendi baktığım pencereden. İçimdeki bunaltılardan kurtulmayı deniyordum Denedikçe şükür güzelliği iniyordu parmaklarıma Ben umutla kanat çırpan her leyleği kendime benzetiyordum. Zaman üzerimde ince ince çizgiler oluşturuyordu O kadar inceydi sadece ben görebiliyordum…
Ölüme Dair
gece karanlık bir bıçak gibi kesiyordu gözlerimi kan sızıyordu göğsüme kucağım kızıl bir havuzdu gördüklerimden… dilim sussa da konuşuyordu kalbim durmadan her atışında haykırıyordu bildiklerimden… dört nala durmaksızın koşan atlara benziyordu hislerim uykusuz, yorgun, pes etmeyen sandıklarımdan… kulaklarım utanıyordu ve…
İki Ayrı Suskunluk
Kimse, kimseye değmeden; bağır çağır geçiyor yoldan. Bir şey olacakmış gibi. Bir şey olacakmış gibi duran ama hiç olmamış günlerden biri, Herkes, kendi yankısına çarpıp, dönüyor geri. Yağmurun toprağa düşüşü bile acele Bir tek sokak lambası ışığını aceleye getirmiyor Günlerden…
Aramadıklarım
şimdi tam da bu saatlerde kasımın son perşembesinin yaprak fırtınasına tutulmuş saçlarımın arasından turuncular ayıklıyorken dilimde, belki de kadim zamanlardan kalbime taşınan buruk bir ezgiyle dört nala akıyorken düşüncelerim özlüyorum durgun suları oturup bir göl kıyısına yansımama bakmak ve beklemek…
Yine İstanbul Üzerinden Kendime Dair
Bazen bir bulutun beyazlığı gibi İstanbul, Bazen ise bir umudun bitişi gibi. Sanki çağlayan var Boğaziçi’nde ve Sanki gün doğumunu bekliyor bir çiçek. Biz, yılmaz umut tutsaklarıyız deniz kenarında. Gemilerle gelecek umutları bekliyoruz. Alev almış bir gemi yaklaşıyor uzaktan, Her…
Bitmeyen Şiir
Her güzel şey gibi bitti Sokak aralarından caddelere taşan çocukluğumuz Kar tatilleri ve eve erken dönüş Ağaçlardan toplanan mevsim meyvesi Pazar sabahı çizgi filmleri gibi Kesildi yaprak hışırtısı Sonbahardı, bitti. Aynı asfalta tekrar basamamak belediyenin suçu Gökyüzü bu kadar soluksa…