Kuşun Ahı Bendedir

Sefil bir avcıyım ben Her zulmün sebebi, benim can yakmamdandır Garip bir kuşun ahını aldım Kalbinden vurdum kanı avcumda kaldı Hem vurdum hem yakaladım Elimde çırpındı kanatları açıldı Düşürdüm aşağı yuvasını Yurdundan ayırdım Öksüz koydum yavrusunu Ben o kuşun ahını…

Aşk, Toprak, Vuslat

Sen gittin gözlerim uykuya hasret,Dostlarım derdimden anlarmış sandım.Sustu dilim olmam kimseye zahmet,Yazılmış alnıma bu kara bahtım… Bahçemde çiçeklerim bir bir soldu,Kar boran kış artık benim baharım.Düşüm de günüm de anıyla doldu,Tek bir tel saçınla avundum kandım… Sen kokar soluduğum her…

Kendimi Yanına Bir Atsam

sır değil, saklamadım kendimi hiç aklamadım sana karşı başım eğik gel dedin, varamadım ah! ah! ah! kendimi yanına bir atsam bir atsam, bir atsam… kıvrılsam, sokulsam dizlerine yatsam özledim kokunu, duysam, solusam bir oh desem, bir oh desem

İlk Nefes

Böyle başlar işte ilk nefes Başım omuzlarına Yanaklarım avuç içlerine değer Ne yoksa seninle olacak Ne varsa seninle doğacak yeniden Başım omuzlarına değer Şimdi biz seninle iki yolcu Dağlardan yaylalardan geldik Boyun eğmedik alışkanlıklara Oyun kılmadık bir serüveni Gönlümüze bereket…

İstanbul’da Bir Yaz Akşamı

Kalem kalemlikte, satırlar mısralara gebe İki ince çizgi alnım üstünde Ve yorgun ama huzur esir içimde… Sıcak yaz gecesi, ince bir esinti getir albatros kanadın üzerinde Denize dair, boğazından kucakla, serinlet tane tane… Ne güzeldir semaya nispet süzülmek özgürce Oysa…

Çocuk, Güneş ve Uçak

Ellerini siper edip bakışlarına,Uzaklara daldı çocuk.Bir ses vardı bu sabah,Bulutların dinlendiği maviliklerde. Az sonra gürültücü bir şeyler geçecekti gözlerinden.Kuşlara benzeyen ya da benzemeyen bir şeyler.O kadar hızlı geçeceklerdi kiRenklerini bile tam göremeyecekti gürültülerinden.Sonra bir daha, sonra bir daha… Güneş, Gizlendiği…

Fedai

gözlerini düşünecektim gözaltındakileri düşünürken buldum kendimi hürriyet kavgası, hür niyet bırakmadı, bitti aşkı, aşkımızın önüne geçti olsun, varsın biz zayi olalım zayiatsız muzaffer olunmaz buna kani olalım seni hep sevdim, seni hep seveceğim ve şu iki dizeyi dilden düşürmeyeceğim: ben…

Topuk Sızısı

Yüzüm erken uyumaya dönük Bedenim yatakla bütün olma isteğinde Adımımı attım topuğum sızladı O nasıl sızlamak ola ki kemiğime girdiler de iliklerim gitti, Kemiklerime girdiler de iliğime verdiler burnumdaki acıyı. Her boş yatak sonrası önce gözlerim sızlardı Sonra burnuma hafif…

Zaman Aşımı

Dünlere yaslanmış sırtım Tıpkı bir ağaç gibi sağlam köklere dayandırdım kendimi Yılkı hayaller özgürlükten bahseder Paslanıyor keşkeler Yarım ağızla tutuluyor yas Tutamıyorum kendimi kimi zaman Laissez faire Ülkemin pragmatik lümpen fareleri Gemi su alırken keman çalar. Gülüyorum sadece olan bitene…

Kartların Kaderi

Nasıl saklı bir dünya… Tepeden baksan masada tek kart var, hayat! Yandan bakınca bir deste iskambil oluyor… Tek hayatı olan, sayısız insan gibi… Ya da tek insanın, sayısız hayalleri gibi… Hepsi çekileceği eli bekliyor… Kimi mutlu kupa, kimi sert maça…

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı  31 Ağustos 2021‘e kadar gönderebilirsiniz. Bu tarihten itibaren gönderilen yazılar, değerlendirmeye alınmayacaktır.

53. Sayı için tema: “Toprak”
demlik@rihtimdergi.com

Detaylı bilgi için tıklayınız.