Bulantı

Ter basıyor bedenime Boğuk otel odasında Hiç gelmeyecek olanı beklemek Hummalı bir hâl alıyor Kapana kısılmış yabani bir hayvan gibi Öylece duruyor ve haykırıyorum Ne haykırdığımı bilmiyorum Kafamın i…

Eksik Yapbozun Tahmini Parçaları

Dolmuştan indim. Güneşi enseme alıp yürümeye başladım. Aslında burada inmeyecektim. Niye indiğimi bilmedim. Ama cevabını düşünmedim. Hiçbir cevabın geçerli olmayacağını bildiğimdendir belki de. Yürüme…

Pogrom

İki tel arası kadar uzamış bi’ tırnak Ama bunu ölçemeyiz canımın içi Halkımız sol ve renin farkını iyi bilir Yedialtmışikinin ve beşellialtının Bir sayı canımın içi Sol göğsünü parçalayıp durmayabilir…

Kırmızı Evrende

Bir kule kadar büyük İnce ve salaş bir kapının içinde oturuyorum Renkli, dansçı baloncuklar pistte oynuyor Gülüşüyor genç köpükler Sıcak bir şenlikte Masum, mavi gözlü Ve alın derisi bir tabloya darbe…

Cam Şişe

Merhaba. Ben bir cam şişeyim. Kumlu günlerimden cama erişebilmek için çok uzun bir süredir, bir zaman dolusu dünya boyunca evrildim. Doğada dönüşmek her şeyin temeli. Yapı taşımız başkalaşmak. Ve bana…

İnfiale Meyyal Duygular

Sakinliğimi çalanlar beni deli olmakla suçluyor Kahlo haklı sevgilim Protez yürek taksan belki tekrar atar kalbim Mart menekşeleri, böğürtlen kışı bana iyi gelmiyor artık Vanya’dayım pastoral senfoni …

Habil’in Tohumluğu

Yalın kentin mavi duvarında, Uzayan özgür tohum olayım. Sileyim gözlerini yaşlıların, Köklerimle herkesi kucaklayayım. Mahşer kalabalığı dallarıma asılsınlar, Gücenmem taşırım bu bahtsızları. Yeter ki…

Söğüt Saliks

Ardahan’ın Çıldır ilçesinden Arpaçay- Kars yönünde giderken, Doğruyol Nahiyesi’ni geçer geçmez, önünüze çıkan küçük tepeciğin yanından, kahverengi tenli, incecik belli, nazlı mı nazlı bir yol çıkar ka…

Yaşamak Dediğimiz

Bak şu işe. Yine aynı saatlerde geçiyor kapımın önünden sırma saçlım. Nasıl da savuruyor saçlarını rüzgâra karşı. Öyle aceleyle nereye gidiyorsun her gün, bir bilsem.             Sorsam diyorum, insem…

Üç Günlük Dünya Bir Köpeğin Gözünde

Hava, gece karanlığını andıran gündüz sıcaklığındaydı. Hafif esen rüzgâr, sanki tüylerimi yalıyordu. Yorgun, bıkkın hâlim ile bir çınar ağacının altında yatıyordum. Düşler kurdum. O sırada insan olmad…