Varoluşsal Süreç

İnsanlık, her zaman birbirinin eksikliğinden doğan kavramlar arasında sıkışmış ve varlığını anlamlandırmak için ilk önce yokluğu algılama çabası içerisine girmiştir. Zıt kavramların oluşturduğu bu kargaşada bazılarımız varoluşu, onu en iyi şekilde yaşayarak anlamlandıracağını; bazılarımız ise varoluşu, onu reddederek anlamlandıracağını savunmuştur.…

Metafor

Çuf-çuf-çuf-çuf Üzülmez’den kalkan tren, makas değiştirerek şehrin merkezine doğru dumanını soluya soluya gidiyor. Zonguldak’ta çoğu insanın hayallerinin ezilmişliği var trenin geçtiği bu raylarda. Biri bir ton en az on beş vagon geçiyor şehrin griliğinden. Böyle başladı trendeki yolculuğum. Bulunduğum bu…

Gülistan

Sorun bana, memleket neresi diye, Duydunuz mu bilmem, adı Gülistan. Sınırı güllerle çizilmiş bir ülke Bayrağındaki kırmızı; gülün yaprağından Resmi dili; sevgi Dini; tebessüm. Benim memleketim Gülistan Toprakları genişler yalnızca barıştan. Yazan: Sena Gölebakar

Deniz Altınları

Ben denizden doğan bir altın parçasıyım Hiç bitmeyen bir ışıktır altın Denizlerin rahimleri yırtıldığından beri Çıktı yüzeye deniz altınları Şimdi yeryüzünde bir çim üzerinde Bir şiir okurum eşim dinlemez Bir siren damlar polis arabasından Koşarız eve ıslanmamak için Gökten saflık…

Kendim

Ne yapacağız böyle yalnız? Kimseye bir şey anlatamadan dört duvar arasına sıkışıp kaldık. Anlatmaya karar verdin diyelim, seni kim anlayacak? Seni anlayanı bir yana bırakalım, dinleyen insan bulamazsın. Ben çok uzun süre bulamadım. Şu an ise benden asla kopmayacak bir…

Belirsizlikler Üzerine

Budist tapınaklarında Allah’a inanan Hristiyan Bir yanda şarap içer bir yanda put kırar Avarelikten başı döner bir vakit Vakitlerden başı döner avarenin Kafasında kutsal ineklerden bir fikir Fikrinden ateş çıkar İnekler olur yemek Kime inansa her defasında bir parça kendine…

Yadımda

Yağmurla çürüyen, Rüzgârla yıkık Bir ben bir ağaç gibi Yeşilden enkaz oluyor mu idi? Yağmasa ne olur Zaten ıslak Zonguldak Rutubetli evlerin öğrenciliklerinde Acılarımız zerre müstehcen Genelde halkçı bazen lümpen Pinti değil de fakir gibi Yosunlu bir balkon Biraz çekirdek…

Kafamdaki Ben

Biliyorum, yolumda ilerlerken bana hep engel çıkaracaksın. Öyle ki ben her defasında kuraklığın tiranlığında filizlenmeye çalışırken, sen her defasında çatlayan toprağın fasılalarına beni gömmeye çalışacaksın. Gösterdiğin bu mukavemete karşı ben de sana aynı serkeşliği göstereceğim. Üzerime yağdırdığın bütün kötü haşaratlarını…

Ne Garipsin Dünya

Kara gecenin ortasındayım Saatim yok, bilmiyorum zamanı Manzaram deniz, sahilin ortasındayım Hafif bir rüzgâr okşuyor tenimi Aklımdan neler geçiyor, bilmiyorum Ne garipsin dünya Ayaklarımı kuma basıyorum Hislerimin tam ortasındayım Uzaklarda bir ufuk çizgisi beliriyor Sonu neresi bilmiyorum Ne garipsin dünya…

P’nin Tablosu

P. bir yerlerden silah bulup kafasına sıktığında henüz otuz yedi yaşındaydı. Annesinin amcasıyla olan gizli ilişkisiydi en son aklından geçen düşünceler. Otuz yedi yaşında kafasına silah dayayıp intihar etmeye kalkışan biri için çok da derin sayılamayacak bir konuydu bu. Kendisini…

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı  30 Ağustos 2020‘ye kadar gönderebilirsiniz. Bu tarihten itibaren gönderilen yazılar, değerlendirmeye alınmayacaktır.

47. Sayı için tema: “Cinayet”
demlik@rihtimdergi.com

Detaylı bilgi için tıklayınız.