Sızı Kemendi

Dünyanın içi dışı bir, biz insanlar bozuğuz. Yeter değil mi ama Bu çirkeflikler … Onu sevmek, İşte bu denli tez ve cüretkâr… Kendinden ve kıdeminden bahsetme kimseye. Evet, doğru. Dünyaya cenin düştüğün vakit kıdemin başlar. Onu sevmek kapı önlerinde başlar.…

Seminer Konuşması

Herkes büyük organizasyonu heyecanla bekliyordu. Her yılın tam ortasında, piyasalara damgasını vurmuş ve başarısı herkesin dilinde olan bu büyük uluslararası holdingin, yarıyıl geçmiş değerlendirmesi ve kalan yarıyıl gelecek planlaması komite başkanı, aynı zamanda holding sahibi Ercüment Bay Bey’in konuşması merak…

Ölüme Övgü

Bir gürültü girdabı ömür dediğin Yalan döngüye doğan doğana Çırılçıplak, çığlık çığlığa Boy vermek Düşe kalka emek emek Düş kırıklarına yürek banmak Eskimek, eksilmek nefes nefes Ölüm sonsuz bir sükût Deriiiin huzur Beden hapsinden kurtuluş Arınmak yedi akarkirden* Tuzlu yağmurlardan…

Kasımın Sekiz Günü

Kimilerine göre hüzündür kasım, Kimilerine göre ayrılığın sessiz çığlığı… Kâinatın aralığa ve yeni bir yıla hazırlanırken bekleyişi, Tohumların susuz kalışıyla kupkuru bir yalnızlık ve bir güz mevsimidir kasım tek başına… Kolu kanadı kırık, Kıskanç ve asi bir aşığın Issız Anadolu…

Ra-Han ve Dişsiz Adam

Gülmekten karınlarına ağrılar giriyor. Katıla katıla gülüyorlar, gözlerinden akan yaşlar sicim gibi. Bir an için kendilerini tutmaya çalışıyor, susuyorlar, sonra yine göz göze gelince koyuveriyorlar kahkahaları. Anayolun kenarındaki oyun parkındalar. İkisinin dışında sadece bankın birine kıvrılmış kimsesiz ihtiyar ile uzaktan…

Otuz Beş Yıl

Çiçeği, yaprakları ve kabuğu ile şifa dağıtırken odunu ile de birçok sektörün hammaddesi olabilen nazenin bir ağaç türü olan bendeniz ıhlamur, ikinci ismim de mahkeme ağacı. Yetenekli bir ustanın ellerinde özenle oyularak ıhlamur kokulu kurşun kalem şeklini aldım. Yaşamım boyunca…

Garbın Şark Dediği Yere Kadar

kısacık kırmızı bir kuşak ve kanlı bir imge ötekinde kendine hayran mebus milli mele devlet noel baba torbası kırk delikli taklacı geyikler güneşin doğduğu yere kadar geceyi trenler ve uludur sabahsız bir gecenin yarılması garbın şark dediği yere kadar durmadan…

Gider Gidersin İstersen

Düğüm düğüm kaçışlara kuşanıyorum O kaçışlar eski kaçışlar mıdır? Hani bir kız vardı böyle ezik mi ezik Kız şimdi nerede? Sesi nerede? Kızın ruhundaki tokat izlerinden bir tablo yaptım Sergiye çıkacak bu pazartesi Sergi için hafta başını seçtim Tazecik hüzünlere…

Biz Çocukken

Biz çocukken şen kahkahalarımız ümit dolu hayallerimiz vardı, Akşama kadar koşturur dururduk köyümüzün toprak yollarında, Yorulur dinlenirdik bir incir ağacının altında, Biz çocukken saftık, temizdi yürekler, Oyunlar kurmaktı yaşamak, Masumca gülümserdik yarınlara, Göğe değerdi uçurtmalarımız takılmadan acımasız bulutlara, Sonra bir…

Bir Oyun

Bir oyun daha, Son bir oyun. Ardından, terk edilmişliğin karanlık zindanlarına bırakabilirsiniz beni. Çıplak Ankara şafağında, İstanbul’a yetişmek için, Tüm umudumla yürürken, Sincan çıkışında bir yerde, Dalgalara karışmak, kabulüm. Yeter ki, son bir oyun. Biliyorum, Zaman yalnızca bir yanılsama, Ne…

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı  31 Ağustos 2021‘e kadar gönderebilirsiniz. Bu tarihten itibaren gönderilen yazılar, değerlendirmeye alınmayacaktır.

53. Sayı için tema: “Toprak”
demlik@rihtimdergi.com

Detaylı bilgi için tıklayınız.