Yüz Aklığı

Maşayla sobayı eşeledi. Küller yana çekilince köz alazlanıp dilini yukarıya uzattı. Közün dansı kışın ortasında güzel gösteriydi belki ama kadının içindeki köz için aynı şey söylenemezdi. Onun içindeki köz dün geceden üstünü küle belemiş, alazlanmak için zaman kolluyordu. Sobanın yanındaki…

Karışmak için Yüzeyler

İnsanlar okumaya başladı mı, doğanın bir kitap olduğunu fark etmeleri pek de zaman almıyor. Evet, bu kitabı (“Doğa Kitabı” gibi bir isim vermek yerine “Doğa Yasaları” deniyor. Sanırım bu kitabı okumanın edebî bir tür olmadığı, seküler bilimlere itaat ettiği düşünülüyor…

Kuşun Ahı Bendedir

Sefil bir avcıyım ben Her zulmün sebebi, benim can yakmamdandır Garip bir kuşun ahını aldım Kalbinden vurdum kanı avcumda kaldı Hem vurdum hem yakaladım Elimde çırpındı kanatları açıldı Düşürdüm aşağı yuvasını Yurdundan ayırdım Öksüz koydum yavrusunu Ben o kuşun ahını…

Resimden Hayaller

Teneke damlı, sıvasız evlerin arasındaydı dar sokaklar. Bu sokakların arasındaydı bütün hayatlar ve bu hayatların arasındaydı bütün çocuk gülümseyişleri. Onlar ki buldukları taşı kaldırdıklarında kaçışan böceklere hayretle bakarlardı, kolye yaparlardı iğde çekirdeklerinden. Saklambaç oynarken marifet bilirlerdi ağaç dallarına saklanmayı. Seke…

Aşk, Toprak, Vuslat

Sen gittin gözlerim uykuya hasret,Dostlarım derdimden anlarmış sandım.Sustu dilim olmam kimseye zahmet,Yazılmış alnıma bu kara bahtım… Bahçemde çiçeklerim bir bir soldu,Kar boran kış artık benim baharım.Düşüm de günüm de anıyla doldu,Tek bir tel saçınla avundum kandım… Sen kokar soluduğum her…

Kendimi Yanına Bir Atsam

sır değil, saklamadım kendimi hiç aklamadım sana karşı başım eğik gel dedin, varamadım ah! ah! ah! kendimi yanına bir atsam bir atsam, bir atsam… kıvrılsam, sokulsam dizlerine yatsam özledim kokunu, duysam, solusam bir oh desem, bir oh desem

İlk Nefes

Böyle başlar işte ilk nefes Başım omuzlarına Yanaklarım avuç içlerine değer Ne yoksa seninle olacak Ne varsa seninle doğacak yeniden Başım omuzlarına değer Şimdi biz seninle iki yolcu Dağlardan yaylalardan geldik Boyun eğmedik alışkanlıklara Oyun kılmadık bir serüveni Gönlümüze bereket…

İstanbul’da Bir Yaz Akşamı

Kalem kalemlikte, satırlar mısralara gebe İki ince çizgi alnım üstünde Ve yorgun ama huzur esir içimde… Sıcak yaz gecesi, ince bir esinti getir albatros kanadın üzerinde Denize dair, boğazından kucakla, serinlet tane tane… Ne güzeldir semaya nispet süzülmek özgürce Oysa…

Kekeç

Herhangi bir konuşma zorluğu ya da kekemeliği yüzünden değil Züğürt Ağa filmindeki Kekeç Salman’a benzerliği yüzünden birkaç arkadaşı ona Kekeç lakabını taktı. Yarısı vasat yarısı tembel olan ilkokuldaki sınıfında çalışkan üç çocuktan biriydi. O zamanlar tembel çocukların karneleri Geçer ve…

Yakışıklı

Çok yakışıklıydı, bu su götürmez bir gerçekti. Pazar günleri yeni müdavimi olduğu sahildeki çay bahçesine uğradığında herkesin dikkatleri üzerinde toplanırdı. Kafedeki kızların, ona servis yaparken elleri ayaklarına dolaşır, siparişleri götürme işi hep erkeklere kalırdı. Kızların sipariş alıp, erkeklerin götürmesi durumu…

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı  31 Ağustos 2021‘e kadar gönderebilirsiniz. Bu tarihten itibaren gönderilen yazılar, değerlendirmeye alınmayacaktır.

53. Sayı için tema: “Toprak”
demlik@rihtimdergi.com

Detaylı bilgi için tıklayınız.