Elest Bezminde Tanrılar

Kimler yoktu ki elest bezminde Nietzsche’ler Marx’lar Darwin’ler Daha dün gibi hatırlarım Hepimiz ordaydık Büyük İskender Küçük İskender Tanrı soruyor biz söylüyorduk Hep bir ağızdan BeLa diyorduk Kimileri pek unutkan çıktı Münferit cephelerde savaşlar açtı Yıldızlar gibi saçıldı Zamana ve…

Güreş

telefonum titriyor nicedir çalmaz tir tir titrer bilmem ne bankasından yorulmuş kibarlığıyla bir kadın adımı telaffuz ediyor belli ki durumlar lacivert önce bir peşrev doğum tarihi: gün, ay, yıl ardından bir el ense baba adı? kısa bir düşünce anı uzun…

Sır

Geceleri ağırlaşmıyor mu kanatsız yük? Üstelik gökte. İki çatının arasında ve Bir yere kadar taşıyor gök. Son mısrada çözülecek gibi Ya da kirpiklerinden boşalacak gibi hür; Mühürlenmiş de susulmuş gibi de tutsak. Saymazsak sarı tütüne, alaca kuşa, deli kana yanışı,…

Palamutlar

Gözlerim, Uzayan yeşilliklerde Ve uzanıyorlar her tonuyla önümde… Bu esen yel, bu koku. Çocukluğuma alsa götürse beni Ve hiç geri getirmese… Gözlerimi kapattığımda rüzgârın fısıltısı “Yürü” diyor, sadece “yürü” Ve hisset, neler söyleyeceğim sana… Duyuyorum şimdi, Koşuşturan ayak seslerini ve…

Bulutlar, Yeni Dostlar ve Bir İsim Hikayesi

Dün uzun zamandır yapmadığım bir şeyi yapmak geldi içimden. Aniden düştü aklıma, belki de önce –kalbime- demeliyim. Klasik bir cumartesi günüydü. Olabildiğince geç kalktığım, her gözümü açtığımda kendimi zorla uyutmaya çalıştığım bir gün. Vakit öğleye yakın demlenen çayın kokusu beni…

Aynı Yerde Değilim

Bir adam yürür caddede Yeni dinmiş yağmur Rüzgârı ardında bırakmış ağaç dallarıyla Yakar sigarasını soğuğu göğsüne hapsetmiş Balkonundan izler öteki Kimisi sıcak yuvasında sevgiden sarmaş dolaş İç çekiş sesi kulaklarımda Bir adım daha attım bugün Aynı yerde sayıklıyorum Aynı yerde…

Ayakkabı

Eski yolcu otobüsünde, hemen çaprazımdaki koltukta oturuyorlardı. Annesi olduğunu tahmin ettiğim bir kadın cam tarafındaydı. Çocuk, iri mavi gözlerini dikmiş beni inceliyordu. Sonra ben de onu incelemeye başlamıştım. Üzerinde ilmekleri kaçmış, rengi solmuş bir hırka vardı çocuğun. Basma eteğinin altına…

Çeşmedeki Muhabbetler

Çeşmede su durmuyor. Testi dolmakta; bazen taşıyor çünkü muhabbet koyu, bazen ise tam doldurulmadan çeşmenin ağzından çekiliyor testi çünkü taşıması zor geliyor. Çeşmede su durmuyor, sıra da ilerliyor. Sakalar neyin peşinde? Tek amaçları çeşmedeki suyu evdeki tembellere mi satmakta? Hemen…

İstanbul’un Derinliklerine Dalmak

            Rehber ayağa kalktı. Yarısı kadın on kişilik grup ağzından çıkacakları bekliyordu. “Bu restoranın deniz ürünleri dediğim kadar varmış değil mi?” dedi rehber. Sesler birbirine karıştı. Kimin ne dediği anlaşılmıyordu. Yüzlerdeki memnuniyeti okuyan rehber söylenenleri merek etmedi. Bu sahneyi defalarca…

Ayrılık Sonrası

şimdi sen içkinin su gibi aktığı gecelerde parlak ışıklar altında dans ediyorsun şimdi sen yapay cennetleri andıran şehirlerde sefanı sürüyor, gününü gün ediyorsun çünkü sana dayatılan bu çünkü doğrusu bu sanıyorsun oysa kapalı kapılar ardında fısır fısır konuşuluyorsun oysa kapalı…

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Geçici bir süreliğine ekibimiz dışından gelen yazılar değerlendirmeye alınmayacaktır.

Detaylı bilgi için tıklayınız.