1 Kalabalık kentin en eski mahallesine gitmek için erkenden uyandım bugün. Fotoğraf çekmek için harika bir mayıs günü. Bir uçtan diğer uca doğru yola çıkacağım. Midem bulanmasın diye ekmek diliminin üzerine çilek reçeli sürüp ağzıma tıkıştırıyorum hemen. Pamuklu bir elbise,…
Matruşka
Günlerdir düşünüyordu. Sonunda bulmuştu ne yazacağını. Bu anı yazacaktı, şimdiyi: Mayısın ortasında hiç durmaksızın yağmur yağıyordu. Küçük balkonunda oturduğu masadan manzaraya baktı. Yemyeşildi her yer. Otların arasında ayak basıla basıla oluşan bir yol vardı. Tam da orada bir kıpırtı gördü.…
Dilek
önümde yükselen yapıya bakıyorum binlerce yıldır ayakta duran taşları yontan ve kesen elleri düşünüyorum sonra uğruna verilen emekleri canları… düşünüyorum burada geçirdiğim bir saatin onların ömründen kaç saati götürmüş olduğunu… pütürlü duvarlara dokunuyorum dar kapılardan geçiyorum meşale izlerine bakıyorum karanlık…
Var mıydı(k)?
Uyandığımda hava henüz aydınlanmamıştı. Saate baktığımda şaşkındım. Saatler geçmişti ve uykumu almıştım evet ama mevsimlerden yaz olmasına rağmen bu saatte hâlâ güneş doğmamıştı. Bulutların ardından bile görünmüyordu. Bir süre daha yatakta kaldım. Odamdaki eşyaları az da olsa seçebilir olmuştum. Güneş…
Ölüme Dair
gece karanlık bir bıçak gibi kesiyordu gözlerimi kan sızıyordu göğsüme kucağım kızıl bir havuzdu gördüklerimden… dilim sussa da konuşuyordu kalbim durmadan her atışında haykırıyordu bildiklerimden… dört nala durmaksızın koşan atlara benziyordu hislerim uykusuz, yorgun, pes etmeyen sandıklarımdan… kulaklarım utanıyordu ve…
Sahte
Herkesi güldürürdü, başarırdı bunu. Bazen özel bir şey yapması da gerekmezdi. Ona bakanlar gülümserdi hemen. Özellikle çocuklar… Onunla fotoğraf çektirmek isterlerdi. Hatta bunun için sıraya girdikleri bile olurdu. “Ne büyük mutluluk ne büyük onur.” diyeceksiniz değil mi? Hayır, demeyin lütfen.…
Umudun Öyküsü
İnsanız; hayaller kurarız, planlar yaparız, umutlanırız… Bazen hiçbiri gerçekleşmez umduklarımızın, kendimizi hiç istemediğimiz bir durumun tam ortasında bulduğumuz olur. Bazen de istemediğimiz, dilemediğimiz kadar güzelliklerle sarılır dört bir yanımız. Hep söylenir ya, hayat sürprizlerle doludur. Dünyada örneği olmayan bu olayı…
Aramadıklarım
şimdi tam da bu saatlerde kasımın son perşembesinin yaprak fırtınasına tutulmuş saçlarımın arasından turuncular ayıklıyorken dilimde, belki de kadim zamanlardan kalbime taşınan buruk bir ezgiyle dört nala akıyorken düşüncelerim özlüyorum durgun suları oturup bir göl kıyısına yansımama bakmak ve beklemek…
Mektup
Karanlık bir kuyunun içinden aydınlığaydı yolculuğum. Yükseldim, yükseldim ve bulutların arasına daldım. Yumuşacıktılar ve nemli. Tam o sırada uyandım. Yoksa uyuyor muydum, emin değilim. Nasıl bir hisle dolu olduğumu tarif edemiyorum. Bembeyaz bulutlar pamuk gibi sarmıştı beni. Gerçekte su buharından…