Bir bebeğin avuçlarında buldum mutluluğu. Bakışlarında gördüm kendimi, hem tanıdık hem yabancıydı. İçimde bir yerlerde var oluşumun devamıydı, bilindikti. Oysa bir başka bedendi; çehresi, sesi ötekiydi. Öyle de güzeldi ki. Bir bebeğin gülüşünde buldum huzuru. Benimdi, bir parçamdı. Beni bana…
Bir Şairin Evi Satılıksa
Bazen öldüğümü düşlüyorum, tıpkı Ruhi Bey gibi.Sonrası nasıl olur diye soruyorum kendime: Ölümden sonra yaşam mı vardır, yoksa yeni bir doğum mu? Ama asıl mesele metafizik değil. Şuracıkta ölsem, aklıma ilk gelen şey yazdıklarım oluyor. Şiirlerim ne olacak? Kim onları…
Dandikleşmeme Tedbirleri
İnsanların bilgisayarlarla iletişim çabasının en basit hâli; “hücrelerin denetlenmesi” işlemidir. Yani; belirli hücrelere belirli veriler girip bu verilerin de belirli mantıksal sınamalarından geçirilip bir sonuç ya da özet elde ettiğimizde bilgisayarımızın bilgi saydığını düşünürüz. Peki, aynı formülleri ve verileri kullanmamıza…
Çetesi Umutların
Çeteler insanların duygularını da çalar mıydı?Bir zamanlar sadece altın, para ve ünvan çalarlardı.Şimdi umutları da alıyorlar — üstelik gönüllü teslim alanlar bile var. Dün, umutlarımın en taze hâliydi.Bugün, yine dili geçmiş zamanda kaldım.Hiç kimsenin benden çalabileceği bir şey olmamasına rağmen…
Konforlu Bir Yaşam
Zaman akıp giderken kelimelere yüklenen anlamların da insan doğası gibi değişmesi gerekiyor. “İnsan doğası değişimi”, insanların değişimi anlamına gelmiyor; kendilerine türettikleri doğayı değiştiriyorlar… Peki, bu nasıl oluyor? İnsanlar, adapte olmak zorunda kaldıkları hayat koşullarını yorumlar ve konforlu bir yaşam için…
Tozların İçinde Uyanmak
Yazacağım satırların daima edebi olmasına özen göstersem de bu kez kafamdaki yazın türünü netleştiremedim ve her şeyi kendi dilimde yazmaya karar verdim. Günlerdir bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Çabam bazen beni yukarı çekiyor, bazen tüketiyor. Ayaklarım yol almak isterken zihnim durmak…
Sahne Dekorları
Günümüzün uyarı sistemlerini inceleme vakti gelmiş. Bunu incelememek için ısrar edenlere de birkaç “tokat” savurmak lazım çünkü hararetli tartışmalardan eser kalmamış… Eğer uyarı sistemlerini adım adım incelemezsek sonuç istenmeyen bir hâle bürünebiliyor. Ve bu cümleye kadar aklımızda tek bir pırıltı…
Zeytin Meselesi
Fotoğrafta gördüğünüz zeytin ağacı, Atina’nın tepesi Akropolis’ten. Zeytinin kutsal ve değerli olduğunun ispatı olarak, yakılmalardan tahribatlara kadar uzun bir öyküsü olsa da Yunanlar, ısrarla o ağacı orada tutmuş. Kökünü armağan kabul edip sürekli bir fidanını büyütmüşler topraklarında. Neden mi? Çünkü…