Cemile Tarhan
90 Articles2 Comments

1988 yılında başlayan hikayenin oyuncusu, figüranı, yönetmeni, senaristi ve ışıkçısı.

Geceler ve

En mutlu olduğum vakitler gecelerdir, Bana sadece küçük anlamsız bir sinek eşlik eder. Gökyüzüne bakarım sıkıştığım apartmanların arasında; Yıldız ararım, Yapay ışıkla dolmuş sokaklarda. Geceler hem hüznüme ortaktır benim, Hem de kimseye anlatamadıklarıma. Gerçi ben geceye de anlatmam bunları, O…

Anlaşılmak

Öykülerde bir karakterim var: Gurbet Hanım. Uzun yıllar boyunca pek çok isim denedim, pek çok yüz; ama bir süredir o kaldı, yalnızca o. Nedenini sorgulamadım. Sorgulasam, biliyorum, kendimi ilk yazdığım öykünün sayfalarında bulurum. Metaforlarla anlattım hep. Kimsenin bilmediği, bilmem kaçıncı…

Zaman Kamburu

Gün alabildiğine kızıldı oturduğum sandalyeden Ben ölesiye mahzundum kendi baktığım pencereden. İçimdeki bunaltılardan kurtulmayı deniyordum Denedikçe şükür güzelliği iniyordu parmaklarıma Ben umutla kanat çırpan her leyleği kendime benzetiyordum. Zaman üzerimde ince ince çizgiler oluşturuyordu O kadar inceydi sadece ben görebiliyordum…

Bir Şairin Evi Satılıksa

Bazen öldüğümü düşlüyorum, tıpkı Ruhi Bey gibi.Sonrası nasıl olur diye soruyorum kendime: Ölümden sonra yaşam mı vardır, yoksa yeni bir doğum mu? Ama asıl mesele metafizik değil. Şuracıkta ölsem, aklıma ilk gelen şey yazdıklarım oluyor. Şiirlerim ne olacak? Kim onları…

Çetesi Umutların

Çeteler insanların duygularını da çalar mıydı?Bir zamanlar sadece altın, para ve ünvan çalarlardı.Şimdi umutları da alıyorlar — üstelik gönüllü teslim alanlar bile var. Dün, umutlarımın en taze hâliydi.Bugün, yine dili geçmiş zamanda kaldım.Hiç kimsenin benden çalabileceği bir şey olmamasına rağmen…

Yine İstanbul Üzerinden Kendime Dair

Bazen bir bulutun beyazlığı gibi İstanbul, Bazen ise bir umudun bitişi gibi. Sanki çağlayan var Boğaziçi’nde ve Sanki gün doğumunu bekliyor bir çiçek. Biz, yılmaz umut tutsaklarıyız deniz kenarında. Gemilerle gelecek umutları bekliyoruz. Alev almış bir gemi yaklaşıyor uzaktan, Her…

Tozların İçinde Uyanmak

Yazacağım satırların daima edebi olmasına özen göstersem de bu kez kafamdaki yazın türünü netleştiremedim ve her şeyi kendi dilimde yazmaya karar verdim. Günlerdir bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Çabam bazen beni yukarı çekiyor, bazen tüketiyor. Ayaklarım yol almak isterken zihnim durmak…

Kıyam

Kendi nehrine düşman olur da Akar suyunu kurutur mu insan Milleti fakruzaruret içine düşmüşken Görmezden gelip rahat uyur mu? Bir güvercin bir ağaç gölgesi ararken Leylek yuva için ağaç üstüne konarken İnsanlar şifa için bir zeytin dalı isterken Vatanını seven…

Zeytin Meselesi

Fotoğrafta gördüğünüz zeytin ağacı, Atina’nın tepesi Akropolis’ten. Zeytinin kutsal ve değerli olduğunun ispatı olarak, yakılmalardan tahribatlara kadar uzun bir öyküsü olsa da Yunanlar, ısrarla o ağacı orada tutmuş. Kökünü armağan kabul edip sürekli bir fidanını büyütmüşler topraklarında. Neden mi? Çünkü…

Kendinle Savaş, Kendinle Barış

İnsanların hayatlarındaki zorlukların hepsinin aynı düzeyde olmadığını biliyorum ve keza herkesin kendi derdinin kendisine zor geldiğini. Ancak peki mücadele? İşte tam da bu noktada bir şeyler değişiyor ve yerini kişilerin mücadele etme isteği devreye giriyor. Mücadele dediğimiz şey bir insanın…

BİR KÜÇÜK NOT

İletişim: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Geçici bir süreliğine ekibimiz dışından gelen yazılar değerlendirmeye alınmayacaktır.

Detaylı bilgi için tıklayınız.