Dalmaçyalılara bayılıyorum. Sahiplerini de çok severim aslında. Önceden ne köpeklerle ne de sahipleriyle ilgili pek bir bilgim yoktu, hâlâ da çoğu şeyle ilgili bir bilgim yok aslında, sadece buğulu renklerle bezenmiş, zihnimde çok berrak olan bir geceyi hatırlıyorum – tarif…
Tamirci Çırağı
“Bir varmış bir yokmuş ve işte karşınızda ben! Tırnaklarımla kaza kaza geldim bu noktaya, hak ettim tüm bunları!“ Nevin’e böyle sessiz naralar attıran altındaki otomobildi: gümüş rengi gıcır gıcır bir şirket arabası. Sıfır kilometre. Onun için alınmıştı. Kariyerinde bir dönüm…
Bavul
Aslında anaokuluna gidebilirmişim. Annem paramızın yetmediğini söylemişti. Komşunun oğlu Ali nasıl gitmişti? Onun da annesi, babası çalışıyordu, benim de. Hem Ali’nin kardeşi de vardı. Babam bir de ikinci işe gidiyordu. Bu yüzden gece yarıları eve geliyormuş. “Bizim paramız neden yetmiyor”…
Zeytin Gözlü Çocuk
‘’Vatan, bize kılıcımızın ekmeğidir.’’ -Namık KEMAL Saçların simsiyah, iki yeni olgunlaşmış siyah zeytin; isten, topraktan ve pislikten kararmış yüzüne iki parlak göz misali yerleşmiş; dudağın tazeyken dalından koparılmış bir kiraz, burnun ise deniz kıyılarına vurmuş çakıl taşları kadar minik, ne…
Zavallı Rıfkı
Yaz sıcaklarının bastırdığı günlerde karşılaştık Rıfkı’yla. Kısa zamanda gösterdi sıkı muhabbetlerin adamı olduğunu. Lafını esirgemezdi. Acı tatlı demeden ağzına geleni söylerdi. Acaba gerçek dost muydu? Bilmiyorum. Tanışıklığımız uzun sürmedi; öldü. Aslında öldürüldü. Katil kim mi? Gerçeği saklayamayacağım; o katil benim.…
Tuna Şaşkını
Dudaklarımı kıpırdatsam da bir şeyler söylesem diyorum ama böyle durumlarda ne söylenirdi hatırlayamıyorum ve ayrıca sözlerin yoğun duygularımı basitleştireceğinden korkuyorum. Sadece gülümsüyorum o yüzden. İçimde taşkın bir sevinç. Şimdi hemen, söze dökülmemişleri, dökülemeyecekleri hissetsin, hiç konuşmaya gerek kalmadan ikimize ait…
Sessizlik Ülkesi
I. Tüm bunların ne anlama geldiğini kestiremiyorlar. Onlar için çok zor bir yolculuk. Bir uçaktalar. Z. ve dört arkadaşı. Birbirleriyle tedirgin konuşmalar yapıyorlar. Evlerinden, ailelerinden öylece koparıldılar, tanık olmadıkları, ait olmadıkları bir dünyanın avucuna bırakılacaklar. Orada yaşayabilecekleri bile şüpheli. Z.…
Tren Kaçmadan
Bu sabah ters tarafımdan kalkmış olmalıyım. Turşu satan yamuk bir suratla sersem tavuk gibi odadan odaya dolaşırken kendimi vitrinin üstündeki fotoğrafları indirirken buldum. Haki renkli kutunun kapağını açarken ellerim titredi. Geçmişte yaşamayı pek sevmem bilirsin; içim kararır, mideme kramplar girer,…
Büyükannem
Bilmiyorum, belki de çok büyük bir hataydı, fakat ben büyükanneme hiçbir zaman pek inanmamıştım. Yani inansam bile, bu epey bir zaman önceydi sanırım, çok önce. Çünkü ihtiyarların ihtiyarlık vasfından başka bir şeye daha sahip olduklarını düşünmek ürkütücü gelmişti; ne yalan…