İki Dünya Arasında

Karanlık. Bir ışık görüyorum ufuk çizgisinde. Gözlerim kamaşıyor, aklım bulanıklaşıyor. Biliyorum arkamda hâlâ yıldızların var olduğunu. Bakmadan görebiliyorum karanlığı ve Ay’ı. Biliyorum, arkamda bir yeşil bir dünya hâkim. Ağaçlar yemyeşil ve kuşlar ötüyor. Dağlar bir o kadar yüksek ama durgun.…

Bu Bir Veda Değil

Ablamı sonsuz yolculuğuna uğurladığımız o sabahtan tam otuz üç gün doğumu sonrası nihayet bana bıraktığı mektubu okuyacak gücü bulabilmiştim kendimde. Ritmini kaybetmişçesine atıyordu kalbim. Bu, nasıl desem, ayrılık acısının çok daha ötesinde bir şeydi. Yakın zamanda öleceğini hepimiz biliyorduk ve…

Son Veda

Cemal yine sabahı zor ettiği bir gecenin sonuna gelmişti. Yolun da sonundaymış gibi hissediyordu. Gideceği yol bitmişti artık. Gide gide bir çıkmaz sokağa varmıştı. Geri dönse dönemiyor, ileri de gidemiyordu. Buhar olup havaya karışmaktan başka çaresi yoktu. Onu da nasıl…

Sandalye Anıtı

Canıydı Saim, Semra’nın bir zamanlar, kanıydı. Allah’tan başka kimse ayıramazdı onları. Öyle demişti Semra. “Ölürüm başkasıyla evlenmem!” Denedi de ölmeyi, beceremedi. Hastaneden eve döndüklerinde baktılar olmuyor bu böyle, yıldırım nikâhına kadar gece gündüz başında nöbet tuttu ağabeyleri. İşin ucunda para…

Babamda

Üçüncü gün 17:10 Nasıl alkolik olunurmuş artık biliyorum. İçine sıkıştığım durumdan kaçamadıkça, alkol, acil çıkış kapısından feraha çıkartan geniş bir kapı. İnsan alkole sığınabilirmiş, anlıyorum. Kimse bana olmaz demesin. O ferah kapı gözümün önünde beliriveriyor. Bir paket sigara ve iki…

Şehir, Kitap ve Kırmızı Kuş

Özgü, kedili kitapçıdan çıkalı henüz birkaç dakika olmuştu. Dayanamayıp bir sürü kitap almıştı yine. “Okunacak olanlardan bir sehpa daha yapma vakti.” diye düşündü. Hatta bunu sesli söyleyecekti neredeyse ama kendisini tuttu. Akşam yemeğinden sonra sokağa bakan pencerenin önünde bitki çayını…

Yer Ölüm Gök Hayat

Hayat ve ölüm arasındaki ince çizgideyim. Bir sınır, dip, yol sonu, girdap, bir uç ya da dehliz… Etrafımı saran öfkeli kalabalığın nidaları arşa yükselirken kalbime çarpıyor. Zemin, ayaklarımın arasından kayıp gidiyor sanki. Sanki, amansız bir fırtınadayım, sonsuza dek pervane gibi…

Köyde Nü

İşte akın akın geliyor insanlar. Yurt dışından bile. “Şehir hayatında bunalmışlar için ne büyük nimet burası, diyorlar. Nimet deyince en çok ekmek yapmaya özeniyor bu şehirliler. Fırınların içine düşecekler neredeyse. Bir de yemeleri var ki sonrasında. Nasıl yemesinler dört yüz…

Bazı Birkaç Saatler

Ben Kenan. Dede adını taşıyan, biraz melankolik, biraz uykusuz Kenan… Yirmili yaşlarının sonunda, evden işe işten eve modunda; birkaç yıldır babaannesiyle yaşayan bir garip kulum. İçim içime sığmıyor bugün. Sabahı nasıl ettim bir ben biliyorum. Tam yirmi saat önce canım…

Ev

Önümdeki fileli göze dergimi, yanına kahve termosumu yerleştirdim. Minik yastığım sağ yanımda, sol yanımda çantam. İçinde bir dünya eşya. Bir de bakmışsın hepsi lazım olur. Muavin, elinde bir kâğıt, tek tek koltuklarda oturanları kontrol ediyor. Altı numara, benim yerim. Cam…

BİR KÜÇÜK NOT

İletişim: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Geçici bir süreliğine ekibimiz dışından gelen yazılar değerlendirmeye alınmayacaktır.

Detaylı bilgi için tıklayınız.