Balık Hafıza

Perdesiz oyun hayat, her sıkıntıda daralma! Yer gök olmuş insan, sığmaz arşa Camilerde artık ihtiyaca göre dünyada Taşlar konmuş yan yana, diyorlar musalla Avluda üç cenaze, artık pratik bir arada Daha ikindisi var, bekliyorlar sırada Ne zamandır görmedim Tijen’i, Müjgan’la…

Cinayet-20

Kullandığımız kelimelerin vurgusal değerinin günbegün değiştiğini biliyoruz. Değerini yitiren ya da gereğinden fazla anlam katılmaya çalışılan bu kelimelerin doğru kullanımları için ise etimoloji bilimini referans alıp doğru vurguyu hatırlamakta büyük fayda var. Tabii bu işe rasyonel yaklaşım gösterirsek biraz bocalayabiliriz.…

Gezginler

Kime derdim desem “Derdin ne?” derler Pirler Ve bir tebessümle süslenir çehreler Bilmez misin evlat? Derman ararken gönül pişer! Anadolu’nun tarlalarında rüzgârı arar dururum… Sorsam nerede eser yeller? Ya yüzdeki çizgilerden, derin yürektekiler Ya da kelamsız bir not defteri, viran…

Merak

Ben karanlık ortasında bir nokta Kendi hâlinde yaşayan bir karınca Öylesine gelmiş bir güvercinim Neyi neden yaşıyoruz hiçbir fikrim yok Sırf bunları merak ettiğimden yaşıyorum Dokunduğum her şeyin yandığı bir dünya Dokunduğum her şeyin kavruk görünen yüzleri Benim kaçtığım tüm…

Ay Bize Küstü

Aya bakıyorum Küçükken ağzının bir burun olduğunu düşündüğüm geliyor aklıma Sonra 32 yaşımda tekrar bunun doğruluğunu onaylıyorum Ay bundan yıllar evvel gülüyordu Ay artık sadece kızıyor Ay bana bakıyor. Şimdi gece saat dört Bi’ aya bakıyorum Bi’ toprağa dalıyor gözüm…

Kozalak

Kafasında tek bir soru vardı: “Annem acaba ne sever?” Hiç anne çocuğu olmamış kadar acemiydi. Bunu düşünmesi için belki önce bir anne kucağı gerekliydi. sekiz yaşındaydı. Ev ve okul arasında belki iki yüz belki de üç yüz metreden başka gittiği…

Şahları da Vururlar

Utanıyorum kimi zaman Kapağı açılmamış boş defterlerimden Kapılar açılıyor yeni yaşamlara, Gülen iki göz yetiyor uyanıp nefes almaya Hayat adil olsaydı karşılaşmazdı bunca insan Olmazdı yaşam Dünya’da filan Evrende aranan kara delik Başkentindedir paralellerin ve meridyenlerin Saatler ilerliyor yoksulluğa Saatler…

Kar Tatili

KAR TATİLİ “Fırına da uğrayacaksın, unutma!” diye bağırdı arkamdan. Asansöre binip sıfıra basarken homurdanıyordum.  Annem hep böyle yapar. Bulmuşken, bir iki iş daha yüklemek onun işi. Asansörün aynasında kendime bakıyorum. Kâkülümden bir tutam çıkarıp bereyi kaşlarımdan yukarı kaldırıyorum.  Apartman kapısının…

Bir Devir Yarattınız

Delik deşik poşetler gibi Doymak bilmez iştahınız Bin fakir doyurur Dişlerinizdeki yemek artıkları Siz böyle bir devir yarattınız Kime isyan etsem asılır suratı Neye günah desem yeniden yazılır kitabı Her yenilgiden bir başarı çıkardınız Her duvarda kan izleri var Her…

Susku Yolu

Esmer bir rüzgârdan toplanıp geldim. Hani gün gün akan bir yeşilde, karanlığa dalmış gibi ‘Merhaba’n, Hani yer yer kavuşmak, yer yer uzak… Öyle bir rüzgâr. Issıza çalan yol, hissiz nehir, iki ‘delice zeytin’ İki ‘delice zeytin’, yamacında durmuş uçurumun Bir…

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı  31  Aralık 2020‘ye kadar gönderebilirsiniz. Bu tarihten itibaren gönderilen yazılar, değerlendirmeye alınmayacaktır.

49. Sayı için tema: “Kumar”
demlik@rihtimdergi.com

Detaylı bilgi için tıklayınız.