Ağılı Ağalar, Bağlı Beğler

amerikayı ambargoyla ambale etmişsiniz yapmayın ağam yok mu işiniz? ya avrupaya ahkam-ı kuvve-i müeyyideniz etmeyin beğim çok mu gördünüz? ağılı ağalar, bağlı beğler ettiniz de hayır mı dedik dediğiniz dedik çaldığınız düdük yaptınız da durun mu dedik yakmadık yıkmadık itaat…

Doğum Günü

Kasım geldi gelecek, ekimin ortasındayız. kış kapıda yine geçen yılki gibi. korku vardı, hastane, hapishane vardı ah ilik lazımdı, ama jandarma kapıda, korku vardı, korku ki en çok da o yordu. geçen yıl yine bu zamanlardı acı yoktu belki, belli…

Kavanoz

Reçel kavanozu kadar evimiz vardı. Dedem o kavanozun kapağı, Evin direği değil bel kemiği idi Elinden her iş gelirdi. Eve boyacı giremezdi; Dedem her yeri aydınlık ederdi. Eve tesisatçı giremezdi; Her arızayı kendisi çözerdi. Ağustos geldi. Sonra eve boyacı da…

Elest Bezminde Tanrılar

Kimler yoktu ki elest bezminde Nietzsche’ler Marx’lar Darwin’ler Daha dün gibi hatırlarım Hepimiz ordaydık Büyük İskender Küçük İskender Tanrı soruyor biz söylüyorduk Hep bir ağızdan BeLa diyorduk Kimileri pek unutkan çıktı Münferit cephelerde savaşlar açtı Yıldızlar gibi saçıldı Zamana ve…

Güreş

telefonum titriyor nicedir çalmaz tir tir titrer bilmem ne bankasından yorulmuş kibarlığıyla bir kadın adımı telaffuz ediyor belli ki durumlar lacivert önce bir peşrev doğum tarihi: gün, ay, yıl ardından bir el ense baba adı? kısa bir düşünce anı uzun…

Sır

Geceleri ağırlaşmıyor mu kanatsız yük? Üstelik gökte. İki çatının arasında ve Bir yere kadar taşıyor gök. Son mısrada çözülecek gibi Ya da kirpiklerinden boşalacak gibi hür; Mühürlenmiş de susulmuş gibi de tutsak. Saymazsak sarı tütüne, alaca kuşa, deli kana yanışı,…

Palamutlar

Gözlerim, Uzayan yeşilliklerde Ve uzanıyorlar her tonuyla önümde… Bu esen yel, bu koku. Çocukluğuma alsa götürse beni Ve hiç geri getirmese… Gözlerimi kapattığımda rüzgârın fısıltısı “Yürü” diyor, sadece “yürü” Ve hisset, neler söyleyeceğim sana… Duyuyorum şimdi, Koşuşturan ayak seslerini ve…

Aynı Yerde Değilim

Bir adam yürür caddede Yeni dinmiş yağmur Rüzgârı ardında bırakmış ağaç dallarıyla Yakar sigarasını soğuğu göğsüne hapsetmiş Balkonundan izler öteki Kimisi sıcak yuvasında sevgiden sarmaş dolaş İç çekiş sesi kulaklarımda Bir adım daha attım bugün Aynı yerde sayıklıyorum Aynı yerde…

Ayrılık Sonrası

şimdi sen içkinin su gibi aktığı gecelerde parlak ışıklar altında dans ediyorsun şimdi sen yapay cennetleri andıran şehirlerde sefanı sürüyor, gününü gün ediyorsun çünkü sana dayatılan bu çünkü doğrusu bu sanıyorsun oysa kapalı kapılar ardında fısır fısır konuşuluyorsun oysa kapalı…

Yurtsuz

••• Onarılması zor şeylerin açıldığı içimde Dışımın içime mukayyet olduğu bir zaman diliminde, -mışlar, -mişler gibi ekleri saklıyorum Ekler açığa çıkınca ise kendimi. Bazı vakitlerde içimdeki sesleri açıyor Çoğu vakitlerde ise kapatıyorum. Aç kapa, aç kapa Takdir edersiniz bir bozulma…

BİR KÜÇÜK NOT

İletişim: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Geçici bir süreliğine ekibimiz dışından gelen yazılar değerlendirmeye alınmayacaktır.

Detaylı bilgi için tıklayınız.