Şerefine Özgürlüğüne

Gözlerim kapalı izliyorum İstanbul’u. Şehrimin güzel insanlarını. Tevfik Fikret’in sis içinde boğduğu, güzel bir fahişeye benzettiği İstanbul’u. Saat gece yarısını biraz geçmiş. Kadıköy – Moda sahili-  kayalıkları insan kaynıyor, temmuzun sarı sıcak gecesinde. El ele bir çift geçiyor oturduğum bankın…

Boş Parmak Sendromu

Sağ elimi masanın altına uzatıp, parmaklarıma bakıyorum gizlice. Yüzük parmağımdaki altın halka elimi ışıtıyor. Sanki mesafeleri aşıp onun yanına gitmişim, bir an onu görüp rahatlamışım gibi oluyor. Elimi masanın altından çıkarıp işimin başına dönüyorum. Aylin anlamış ne yaptığımı ve kafasını…

Fotoğraftan Kaçan Çocuk

Onu ilk gördüğümde, alçıyla sıvanmış duvara asılı çerçevenin çivisine tutunmuş, aşağı inmeye çalışıyordu. Yeşil naylon ayakkabılar giydiği ayaklarını çerçeve camında sağa sola sallayarak, inmek için ayaklarını yerleştirebileceği bir çıkıntı arıyordu. Duvara dayanmış sandalyeyi çerçevenin altına doğru ittim. Teşekkür ederek atladı…

Pazarda

Yağan sulu karı umursamadan ağır adımlarla yürüyorum. Uzaktan pazarcıların sesi işitiliyor. Yaklaştıkça müşterilerin uğultusu eklendi. İçinde neleri sakladığı bilinmeyen gürültü bu hafta neden geciktiğimi soruyor. Aldırış etmedim. Pazarın girişine ulaştığımda kararsız kaldım. Her zamanki gibi sağlı solu dizilmiş lambalar göz…

Çamurlu Sokak

Yağmur saatlerce yağdıktan sonra azalsa da hâlâ dinmemişti. Çinko damların altındaki yataklarda çocuklar henüz uyuyor, çatıya vuran damlaların sesleri uykularını iyice ağırlaştırıyordu. Saat erkendi. Sadece birkaç kişi, sobaya biraz tezek atmak için sıcacık yorganın altından çıkmaya cesaret edebilmişti. Bir de…

Hüzün Mavisi

“Her günbatımı güzeldir ama Bodrum’un günbatımı ayrı bir güzeldir” derdi. İstanbul’un keşmekeşinden kaçıp kendini yeşille mavinin birleştiği Gümüşlük’teki yazlığına atalı yıllar olmuştu. Yakında yetmişli yaşları da mazide bırakacaktı ama beyaz tenindeki çocuksu gülüşleri, ışık saçan sıcacık bakışlarıyla yaşından çok daha…

De Ne A

Bugün yine gitmeliydi. Huzursuzluğu, babasının bulunduğu katta iyice arttı. Her gelişinde aynı yazıyı okumaktan duyduğu acı, yaşlı ayaklarının onu her hafta buraya sürüklemesine engel olamıyordu.  O yüzden de bulunduğu megakentten ayrılmak hiç aklına gelmezdi. Bu yaşantısı, az sayıdaki arkadaşlarının onun…

Profesyonel

Nezahat sinirliydi. Akşam olsun hepsinin yuvasını yapacaktı. Biraz saygı istiyordu, biraz. Çocukları öğrenci. Kız, lise birde. Oğlan, iki sınıf üstü. İşleri güçleri okula gitmek, derslerini zamanında yapmak, sınavlardan iyi not almak. Hafta sonları, özel dersleri olabiliyor, oralara da taşıyor onları.…

Aşk-ı File

Biliyor musunuz? Hayata geri döndüğüm için çok mutluyum. Mutfak çekmecelerinden birinde “Saymadım kaç yıl oldu?” şarkısını durmadan söylemek kolay mı zannediyorsunuz siz? Şu naylon poşetler yüzünden gün ışığına bunca zamandır hasret kaldım. Kulaklarım kirişte geçti; ha Saliha Hanım beni hatırlar,…

Lamia

Başına bağladığı kırmızı yazmanın gölgesinde, korkak bir kadın gibi tüketmişti düşlerini. Binlerce kar tanesinin arasında gizlenen kan, saçlarının içine akana kadar. Önce, yarım kalmıştı karın altında, sonra bir gemiye binmiş, çok uzaklardan bir misafir taşımıştı bıçak kesikleriyle sızlayan bedenine. “Elka…

BİR KÜÇÜK NOT

İletişim: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Geçici bir süreliğine ekibimiz dışından gelen yazılar değerlendirmeye alınmayacaktır.

Detaylı bilgi için tıklayınız.