Sessiz Saçmalıklar (XLV – XLVI)

-Vol.45– İnsan kendini tanımadan ne olabilir ? Veya insan, insanı tanımadan nereye varabilir? Bir köyde -anadolu irfanı- ile dolup taşan bir yaşlı mı daha çok tanır insanı? Bir üniversitede -profesör- ünvanı ile bir şey görmeyen ve bilmeyen mi? Ve insanı…

Ben Gezegen Olsam

Bir dünya diliyorum, sadece “iyilik” egemen olsun. Çalar saatin zımba etkili pervasız sesi, ruhumu bedenime kilitledi ve uyandım! Kalkın artık, mesai başlıyor, rüyalarınıza sonra devam edersiniz… Etrafımıza baktıkça, iyiliğe nadir rastlar olduk? Doğal seleksiyonda, vicdanı az olan insan, çoğalır oldu…

Domuz Çiftliği

Çok sesli koroların zirvelerini düşünelim. Ne kadar kalabiliriz o heyecanlarda? Biter. Bitti. Yine çıkacak ve bir öncekinden daha sert bir şekilde tekrar düşecek. Oyunumuz bu. Bu bizim vazgeçemediğimiz tek kurgu: Doğmak ve ölmek. Çok hızlı gittik sanırım ya da “Aklımızı…

Susma

Bazen bazı şeyleri hiç yazmamayı dilersiniz ya, hani şu an kalemimden dökülecekler de tam olarak o aslında. Yazıyı hazırladığım vakit tam olarak 17 Şubat Cumartesi 2018 ve saat 21:26’yı göstermekte. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne 19 gün var. Her yıl…

Yeryüzünün En Haklısına!

Saat 15.45 Ya salı ya çarşamba… Bugün, aynı sür-gün. Payıma düşen, terk edilmiş merdivenlerden iniyorum ben de Füruğ. Bahar, aynı son-bahar, An’ı yaşamak isterken aynı yaşamaktan muzdaribim. Dediği çıkmıyor Descartes’in Düşünüyorum ama yokum ! Şimdi bir bulutun gölgesi vurmuştur yamacına,…

Kar Tanesi

Hayatımız boyunca, kendi genel geçer yargılarımıza da bağlı kalarak, iz kuramından faydalanma eğilimi göstermekteyiz. Bu bir gerçek; doğayı takip et, yargıla, taklit et, bir döngü yakala ve kendini iyi hisset. Eğer yaşadığımız ortamı, zihnimizde tanımladığımız başka bir ortama benzetemezsek, huzursuzluk…

Özlenen Şey

Şu an dünyada konuşulmakta olan yaklaşık 8000 farklı çeşitte lisan bulunmasına karşın, bazı şeylerin eksikliğini hâlâ hissetmekteyiz. Duygu sellerine ev sahipliği yapan günlerimizi tükettikçe, eksik olan şeyin arayışını bıraktığımız da bir gerçektir. Neyi kaybettik ki eksikliğini yaşıyoruz, belli değildir. Oldu…

Sessiz Saçmalıklar (XLIII – XLIV)

-Vol.43– Başarı diye gözümüze sokulan ve “standardı bu” denilen iş ve hayat şartlarına hapsolduk baylar. Koca bir yanılsama içinde yaşayan varlıklar olarak hayatımıza devam ediyoruz. Herkes görünürde mutlu, herkes sadece riya ile yaşıyor. Bütün bu pislikleri ne yapacağız, nerede saklayacağız? Gitmesi…

Bilmiyorum Ne Olacak

Zihin ile kalem arasında muazzam bir ilişki olması ve aynı zamanda doğu-batı gibi birbirinden ayrı meziyetlere sahip olmasının sıkıntısı var idi epeydir içimde. Yazacaklarım zihnimden öteye gidemedi ve yazamadım. Ne kanayan yaralara dokunabildim ne de o yaraya tuz bastım, sadece…

IV

v33 Bekledikçe geçecek günler. v34 Sabır dediğimiz şey, evimize giden yolun kaldırım taşlarıdır. v35 Evimiz bir ağaç gölgesidir; günbatımı manzarasıdır. v36 Evimiz, iki çocuk artı bir balkondur. v37 Bu gece, sana bir güneş daha yaklaştım. v38 Eve yürüyerek, sana koşarak……

BİR KÜÇÜK NOT

İletişim: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Geçici bir süreliğine ekibimiz dışından gelen yazılar değerlendirmeye alınmayacaktır.

Detaylı bilgi için tıklayınız.