Edebi

Sessiz Saçmalıklar (XLV – XLVI)

-Vol.45

İnsan kendini tanımadan ne olabilir ?
Veya insan, insanı tanımadan nereye varabilir?
Bir köyde -anadolu irfanı- ile dolup taşan bir yaşlı mı daha çok tanır insanı?
Bir üniversitede -profesör- ünvanı ile bir şey görmeyen ve bilmeyen mi?
Ve insanı tanımak ne kazandırır bize? Neye yarar tüm bunlar…?

-Vol.46

Kaybolup geçince bu zamanlar, yerle yeksan olunca bu dünya. Mahşer sonrası toplanmaya çalışan bilgi kırıntısı arasında bulunur mu bu satırlar?
Bulunsa bile ele ne geçecek ne bilecek ve hırsından ne kaybedecek insan oğlu. Bizi kurtuluşa götürecek tek şeyi elimizin tersiyle itip, diğer bütün şeylerde mutluluğu ve kurtuluşu veyahut insanın yükselişini beklemek nedir?

Nedir çağın en büyük ahmaklığı nereye koyacağız bu kadar -deliliği-?

Lakin bu delilik gerçek delilik veya mecnunluk değil. Bunu öğrenin ve bunu bilin.

Yanlış yerde arıyorsunuz/arıyoruz.

Basit bir şekilde içinizde arayın saçmalığını taşımıyor bu cümleler. Ve herhangi bir aydınlanma da vaadetmiyor.

Çürüyoruz hep birlikte. Bu bile basitlik içinde oluyor.

“Ne yapmak gerek” diye soruldu SU‘ya.

Hiç” deyip akıp gitti su.

Comments (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

BİZE KATILIN

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı 20 Eylül’e kadar gönderebilirsiniz.

37. sayı için tema: “Devrim”

Ekip sayfasından iletişim adreslerini öğrenebilirsiniz.

Detaylı bilgi için tıklayınız.