Günlük hayatımızda bazen gerilimden kaçmak, kendimizi bir süre iyi hissetmek ya da durumu geçiştirmek için türlü türlü yollara başvururuz. Bunlar takınılan tavırlarla, sözel bildirimle yani yalanlarla kendini belli eder. Niyetine bakılmaksızın kişi; gerçeğin farkında olduğu hâlde gerçeği daha farklı hâle…
Ortak Sorunlar
Odak noktamızı bir kez daha insan olgusu üzerine çevirelim… Kendine benzeyeni kabul etmeyen ve kendine benzemeyeni ise kötülemenin ötesine geçemeyen insan olgusuna… Kendisine bir zaman birimi üretmiş olan ve toplumların toplu bir şekilde davranış yönlenmelerine göre farklı devir isimleri türetmiş…
Sessiz Saçmalıklar (XL – XLII)
-Vol.40– Aklın atına bindik son hızla koşuyoruz, eskiden yağmur yağsa şükreden, şimşek çaksa istiğfar eden insanlar vardı. Şimdi deniz ikiye yarılsa aha Amerika yaptı, dağdan deve çıksa “oo mutasyona uğramış”, ateşli taş atan kuş gelse “uzaylı lan bunlar” deriz. Çok fazla…
Mesafeli Yaşam Sözleşmesi
Eğer aralamakta olduğunuz perde size soğuk geliyorsa, cehennemden dışarıya çıkıyorsunuz demektir. Uzaklarda üşüyeceğiniz bellidir fakat bazen gitmek gereklidir. Böylesine kesin yargılarla konuşmaya pek alışamadığımdan dolayı, lafı birazcık dolandırarak ve esrarengiz kılarak, derdimi anlatmama izin verin. Öncelikle, bir bireyin yaşamdan vazgeçtiği…
Sessiz Saçmalıklar (XXXVI – XXXIX)
-Vol.36- İnsanı bir başkasının anlamaması kadar normal bir şey yoktur. Lakin, insan kendini anlayamazsa işte orada sıçmış demektir. Kelimelerle ifade edemeyip anlamlandıramadığım sıkıntılar var. Sürekli boş boş bakmak nedir bilir misiniz? Hayır tabii ki bilmezsiniz, çünkü bilseydiniz şimdi bir çoğunuz…
Yeni Gelecek
Gelecek, kabuğu sert bir meyve gibidir. Kabuğunu açmayı başarmadan tadına varmamız imkânsızdır. Üstelik doyurucu bir meyve midir yoksa zehirli midir, bunu bile bilmiyoruz! Şu an yaptığımız şey ise, deneyim ve tecrübelerimizi biriktirerek uçlarını daha sivri hâle getirmek. Tecrübelerimiz hiç olmadığı…
Umut Vaatleri
“Bütün bunlar güneşli ve rüzgârlı bir günün boş vaatleri miydi?” – Nâzım Hikmet “Ne bileyim ben; öyle miydi, değil miydi?” – Serkan Üstündağ Geçmişe sıkışıp kalmış olayları kurcalarken, yaşanan hislerin analizini yapmak ve vaatlerin yerine getirilip getirilmediğini kontrol etmek; bizim…
Sessiz Saçmalıklar (XXXI – XXXV)
-Vol.31- Kitaplara gösterdiğimiz özeni kitap ayraçlarına da göstermeliyiz. Çünkü onlar yetim ve öksüz piçlerden oluşan kimselerdir. -Vol.32- Bazı soğuklar insanın bedenine işlemez, bunun nedeni: o an içeride kocaman bir nükleer santral son sürat çalışmakta ve muazzam bir ısı enerjisi ortaya…
Mektup Tarifi
Gerekli hâl ve koşulların sağlanmasından sonra, bir mektubu meydana getirmek için tarifler sunmak çılgınlık sayılabilir. Peki, neydi bu gerekli hâl ve koşullar? Öncelikle yazacak gerçek veya tüzel bir kişi bulmalıyız. Bu kişiye anlatacak bir konumuz ya da aktarmak istediğimiz bir…