Köşe

Genom Projesi: Mükemmel İnsan

Ve mükemmel insan yaratıldı!

BBC World News kanalında, Hard Talk adlı programda, insan genomuyla ilgili bir sohbete denk geldim. Elimdeki kumandayı bir kenara bırakarak, heyecanla dinlemeye başladım. Programın sunucusu Sarah Montague, biyokimyager Jennifer Doudna ile konuşuyordu. Aslında çoğu hükümetin “şimdilik” gayri ahlaki bulduğu için, bu tip projelere fon aktarmamasına rağmen özel kuruluşların desteğiyle projelerin yürütüldüğü anlatılıyordu. Buraya kadar, projenin işleyişinden bahsetmedikleri için, sadece dinleme modunda bir seyirci iken, içeriği anlattıklarında tam anlamda zihnen ve bedenen oturduğum yere çakılıp kaldım.

Neden mi? İnsan genomu, yani DNA’sı hakkında, yapılan binlerce araştırmaya rağmen, çok az şey bilebildiklerini, daha fazlasını çözmek için üzerinde deney yapılmak üzere, insan embriyoları ürettiklerinden/üreteceklerinden bahsettiler.

Büyük ihtimalle, anne ve baba olduklarından habersiz (sperm ve yumurta bağışları) kişilerin döllenen yumurtaları ve oluşan embriyoları üzerinde türlü deneylerin yapılması söz konusu. Örneğin embriyoların bazı genleri çıkarılarak ya da DNA’larına ek yapılarak, bebeklerin nerelerinin eksik, kusurlu ya da anormal geliştiği  doğduklarında gözlemlenecek. Böylece yapılacak deneylerle, DNA’da hangi kromozomun hangi uzvu, organı, hormonları vb. kodladığı çözülmüş olacak. Bu şekilde hayata adım atacak ve içlerinde ruh taşıyan anormal doğan bebeklerin sonrasında ne yapılacağı konusunu düşünmek bile istemiyorum!

Projenin nihai hedefini yazmayı atlamışım; elbette “Mükemmel insan”ı yaratmak. Kodları tamamen çözülen DNA ile doğacak bebeklerdeki özellik seçimleri, tahmin edeceğiniz üzere şimdiki gibi cinsiyet veya göz rengi ile sınırlı kalmayacak. Büyük ihtimalle hiçbir hastalığa yakalanmayan, kesikleri hemen iyileşen, hatta kaybettiği kol, bacak yerine hemen yenisini çıkarabilen, insan zekasının çok üstünde “yeni versiyon insanlar”ı üretmek mümkün olacak.

Peki ama bu sırada normal doğan insanlar, bahse konu olan üstün insanların hakim olduğu bir dünyada nasıl yaşayacak, rekabet edecek ya da daha trajiği hayatta kalacak?

Doğruluğundan emin olmamakla beraber, Çin’de mevcut veriler ışığında, bu tip üstün çocukların üretilmeye başladığını okumuştum.

İnsanların üzerinde bu minvalde araştırmalar yapılırken, hayvanların üzerinde nasıl deneylerin yapılabileceğini tahmin etmek çok güç. Genom Projesi ve deneylerini bir kenara bırakırsak, “DOĞAL seleksiyon”la ilerleyecek bir gelecekte ise siz telefonla konuşurken, yanınızdaki bir köpeğin; “konuşmanıza kulak misafiri oldum, telaffuzunuz farklı, aslen nerelisiniz?” diye sorması normal gelebilir, hiç şaşırmayın!

Sebebine gelince tezime göre, habitatlarını yok ettiğimiz ve yaşayacak yer bırakmadığımız hayvanlardan, hayatta kalanların daha zeki olması kuvvetle muhtemelken, teknolojinin bize sağladığı müthiş kolaylıklar sayesinde daha az düşünen insanın zekasının zamanla gerilemesi yüksek olasılık taşımaktadır.

Çok ütopik bir bakış açısı mı diyorsunuz? Şekillenen geleceğe, yaşayarak birlikte şahit olacağız.

Genom Projesi’ne dönersek; bütün hastalıkları bertaraf etmek noktasında, insanlık yararına yapılan bir proje olması, göreceli olarak çalışanların yüreğine su serpiyor olsa da kontrolü sağlayamayacakları kuralsız projeler, pekâlâ insanlığın zararına da olabilir.

Programın sunucusu ilginç bir soru ile devam etti:

“Peki bu projeyi ne zaman durduracaksınız? Sizin için, insanlık ölümsüzlüğü bulduğu zaman mı proje tamamlanmış olacak?”

Cevap çok şaşırtıcıydı:

“Bir şeyleri değiştiriyor olmak, her zaman ilgi çekicidir.”

Cevabı duyunca, aklıma Türkiye’nin güzel ili Kütahya’daki “Aizanoi” antik kenti geldi…

M.S. 2. yüzyıla tarihlenen Aizanoi kentindeki Macellum (ticaret merkezi), dünyanın ilk borsalarından biridir.(1) Yapının en önemli özelliği ise, Macellum’un duvarlarında, İmparator Diocletian’ın M.S. 301 yılında enflasyonla mücadele için çıkarttığı kanunun yazılı olmasıdır. “Maksimum Fiyat Listesi” adı verilen bu kanun, Akdeniz çevresindeki Roma topraklarında, satışa sunulan mal ve hizmetler için fiyatları sabitliyordu. Örneğin; Üç kuvvetli erkek köle fiyatının, bir at fiyatına eşit olması gibi. (2)

İnsanların büyük umutlarla bekledikleri Genom Projesi’nin işleyişini duyduktan sonra, M.S. 2018 de, bir insanın değerinin, bir atın üçte biri kadar bile etmediğini anlamış bulunuyorum.

Her şey ucuzladı, bolluk devrindeyiz, insan hayatı da ucuz, hem de hiç olmadığı kadar.

Sevgiyle kalın.

——-

Ref (1) T.C. Kültür Varlıkları
Ref (2) Kütahya Ticaret Borsası

Yorum (0)

Yanıt bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Gerekli alanları işaretleyiniz *