Edebi

Şeytanın Eli

Bir anda oldu her şey. Bir anda gerçekleşti o cesaret anı. Geçmişten gelen bir şeytan birkaç saatliğine tekrardan girdi hayatıma.

14 Haziran Cuma günü saat gece 12.
Koskocaman karanlığın ortasında iki genç. Geçmişten gelen şeytan orada beni bekliyor. Özel olarak beni çağırmış. Kaçıyorlar. Ama kimden? Özel okula kaçak girmenin cezası bir daha asla okumamakmış. Bunu onlar gittikten sonra öğrendim.

Kollarımı açıp koştum. Sarıldık. Özlemişim.
Şeytan, kolumdan tutup beni götürdü. Hayatımın uçurumuna götürdü beni, kolumu sıkıca tutup. Polisler onları arıyor. Ben de yanlarındayım. Başım belada. Yakalanmanın bedeli, benim hayatıma da çarpıp geçecek. Elimden tutup beni daha da karanlığa sürükledi kendileriyle birlikte. Kaçıyorum. Bir anlık cesarete kapılıp sürüklenip gidiyorum.

Nereye kaçıyorum? Bir insan elini tutan şeytandan kurtulabilir mi? Kurtulamıyormuş. Bunu o, elimi tekrardan tuttuğunda öğrendim. Polisler gittikten sonra bile elimi tutmaya devam etti. Karanlıkta kaldık. Gecenin karanlığının da karası bir yerde. İğne atsan yere düşer ama o iğneyi elinden attığını bile göremezsin. Şeytanın suratı karanlıkta; eli kalbimin üzerinde.

“İstiyorsun, neden kaçmaya çalışıyorsun?” diyor.
“İstemiyorum.” diyorum.
İstiyorum…

“Neden buradasın?”
“Bir sene boyunca hayatımda hiçbir heyecan olmadığı için.”

Özledim seni deyip sıkıca sarılıyor. Bir şeytan neden bir insanı özlesin ki? Özlemiyormuş, bunu da ondan öğrendim. O gün defalarca kez ittim beni sevmek isteyen ellerini. Polisten mi korktum? Yakalanırsam ne olacağından mı korktum? Korktum. Her şeyden korktum. En çok da ondan korktum.

O gece sorunsuz geçti. Gittiler. Arkalarından baktım. Gitmelerine üzüldüm. Ama asla gözyaşı dökmedim. Şeytanın ne zaman geleceği hiçbir zaman belli olmuyor bunu biliyorum. Aklımdan bir süre çıkmayacağı da kesin. Şeytanla dans etmek… Elini tutmak, sıkıca yanında olmaktan korkarken elini tutup güvence almak… Mutluyum. Sadece bir anlığına gelip geçtiği için her şey.

Aristippos, hazcı bir felsefeciydi. Anı yaşamanın, zenginliğin haz getireceğine inanırdı. Haklıymış. Şeytanla dans da anlık ve haz veren bir şey olmalıydı ve öyle oldu. Sartre ise “her insan özgürlüğe mahkumdur” der. Özgürlüğüme ve cesaret anlarına mahkumum. Mutluluk anlık gelir ve geçer.

Şeytanıma selam olsun gönlümden.

Comments (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

BİZE KATILIN

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı 20 Eylül’e kadar gönderebilirsiniz.

37. sayı için tema: “Devrim”

Ekip sayfasından iletişim adreslerini öğrenebilirsiniz.

Detaylı bilgi için tıklayınız.