Demlik
Demlik
495 Articles0 Comments

Demlik bölümüne gelen yazıları yayımlar.

Gamlı Hazan

Güz, aralık kapıların ardından sokulup salonumuzun ortasına kurulalı çok olmadı henüz. Yapraklar tutunduğu dallara veda edeli birkaç zaman geçti, hepsi bu. Mevsim geçişinin tatlı telaşında kaybolurken, yaşanamamış bir yazın hüznünü güzün kasvetiyle harmanlayıp doldurduğumuz heybemizle, ufukta ışıldayan yeni umutlara ve…

Frekanslı Aşk

Geçen gece oturdum balkonumda  Radyoda yine aynı kanal açık  Sessizlik hâkim geceme  Sessizliğime ise sen hâkimsin   Aşkın frekansı ayarlı kalmış  Her gece aynı saatte  Aynı yerde açılmakta    Bir içki şişesi alırım eşlik eder  Saatler boyu içer dururum  Belki uyuyakalırım da seni…

Dalgalara Yansıyan Çığlık

Havanın suskunluğunu gözden geçirdim usulca. Gözlerim kapanıyordu. Taşlaşmış ruhum üzerime çöküyordu. Belki de yürüdüğüm yolların ağırlığı toplanıyor, bedenime bilinçsiz bir şekilde dağılıyordu. Bilmiyordum. Zihnimin karıncalandığı, bulanıklaştığı ve köreldiği bir yaştaydım. Düşüncelerim yolunu kaybediyor, bildiklerim nefes almayı unutuyor, zihnimdeki uçurumun kenarından…

Buldum

Sen görmek umuduyla geçip gittiğim, Bitmek tükenmek bilmeyen kıvrak yolum. Her defasında bakmak gibi ıssız göğe doğru Ben seni yollarda değil aynalarda buldum. Sesini hatırlamak adına maziye tırmandım. Efsunlu tonun geçmişi şenlendiren seherim, Kulaklarımda sonu gelmeyen musiki, Ben sesini tüm…

Boğaza Yaslı Anılar

Bir nedendir Boğazda yaşamak anıların Sıcacık bir çocuğun Oyuncak küreğiyle bir Refik Halit yazısında Oynaması Erenköy kıyısında Haliç’in körfezlerin ve Akdeniz’in Oyunun şekilsiz eseri olması Sıkışmış dalgaların Bir nedendir boğazda yaşamak anıların Bir nedendir Boğazda yaşamak anıların Kim daha İstanbulludur…

Az Önce Buradaydı

zamanla değişiyor yüzüm bazen bir eve, bazen bir çöle ve eski istanbul ne kadar değişmişse o kadar ne zaman aynaya baksam suskunluk ve boşluk bağırır yüzüme git derken sesim susar beş dakika yalnızlık ayırdım kendime allah’ın belası kalabalıktan kaçıp denizin…

Âmâ

En güzel anımda mutsuz olabilirdim Kötü anlarımın biriktiği kutuyu açarak, Hiçbir zaman yürüyemediğim yolları Hayal ederek dizlerimi kanatabilirdim. En güzel gecede yalnız kalabilirdim Bütün kapıları çekip, kelimeleri silebilirdim, Isınmak için yakabilirdim Odamın perdelerini Yahut da yıllarımın ak kâğıtlarda toplanmış hâlini.…

Alzheimer Hastası

Yıllarca soluk almadan didinip durdun Ne öğlen kalktın ne de rahat uyudun Bir gün ismini unutacağını bilmeden Boy boy çocuklar doğurdun Sevemedin mevsimlerden Yaprak döken sarı sonbaharı Hangi düşünceler alıp götürdü Uzaklara dalıp giden bakışlarını Bak yine sonbahar yine o…

Zamanın Kokusu

Avluya açılan demir kapıya yaslanmış oğluma: “Sen git yavrum, bekleme beni,” demiştim. Ayakta öylece dikilmesine içim elvermemişti. Kapı önündeydim. Soluk mavi rengiyle anılarımın bir köşesinden bakıp duruyordu bana. Titreyen parmağımı zilin yuvarlak çıkıntısına bir türlü denk getiremiyordum. Geldiğimi pencereden görmüş…

Yenilmiş Bir Adamın Portresi

Asit yağmurlarından ıslanmış sokaklar tanıdım Bütün heybetiyle sessizliğine bürünmüş yollar gördüm Hem çok ıslandım ben bu nazarın altında Nice yorgunluk geçirdim bak Ellerim çatladı toprağı perçinlemekten Gözlerim bir kurna başında dinlendi Gecenin seslerine kulak verdim Gece bana yarını söyledi Yarınlar…

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı  31  Aralık 2020‘ye kadar gönderebilirsiniz. Bu tarihten itibaren gönderilen yazılar, değerlendirmeye alınmayacaktır.

49. Sayı için tema: “Kumar”
demlik@rihtimdergi.com

Detaylı bilgi için tıklayınız.