Çatlak bazen bir kırılmanın izi, bazen de içeride saklanan şeylerin ilk sızıntısıdır. Üzeri ne kadar sıvanırsa sıvansın bazı çatlaklar düzelmez. Bir süre gizlenir her şey, her şey kusursuz sanılır. Çatlakların büyüyüp kendini var eden duvarı yıkması için gereken küçük darbeler,…
İki Ayrı Suskunluk
Kimse, kimseye değmeden; bağır çağır geçiyor yoldan. Bir şey olacakmış gibi. Bir şey olacakmış gibi duran ama hiç olmamış günlerden biri, Herkes, kendi yankısına çarpıp, dönüyor geri. Yağmurun toprağa düşüşü bile acele Bir tek sokak lambası ışığını aceleye getirmiyor Günlerden…
Rıhtım: Sayı 69
Önce bir araya getirmeli, çatmalı, sonra vurmalı ve çalmalı; “çete”nin sözcüksel varoluşu böyleydi işte. Tarih boyunca çeteler yakıp yıkmayı, çalmayı, hakkı olmayana el uzatmayı güç sayesinde kendisine hak görmüş ancak eninde sonunda ya içten yıkılmış ya da başka bir gücün…
Rıhtım: Sayı 68
Dünyanın hâkimi olan dinozorlar, hep öyle kalacaklarını zannediyorlarmış. Yarınlar varmış gibi yiyor, hatta çoğunu yarına bırakıyorlarmış. Tozu dumana katıp ortalığı ayağa kaldırıyor, hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam ediyorlarmış… Günlerden bir gün, gökyüzünden gök taşları düşmeye başlamış dünyaya. Dinozorların…
Rıhtım: Sayı 67
Rıhtım dergisi, 67. sayısı ile sizlerle. DENEME Uçurumun Kıyısından Kendime – Huriye Çakıoğlu KÖŞE Sahne Dekorları – Serkan Üstündağ Zeytin Meselesi – Cemile Tarhan KÜÇÜREK Tamir – Canan Tümen ÖYKÜ Bu Bir Veda Değil – Canan Tümen İki Dünya…
Rıhtım: Sayı 66
Kalan bir avuç suyu toksikle kaplanmış, ağaçları kurumuş, toprağı kuraklıktan çatlamış eski medeniyetin enkaz meydanına bir anıt gibi dikiliyor taht. Tüm dünya yıkılmış olsa da bir kese altın kucaklamak istiyor, sanki güç yüzüğünün peşinde Gollum gibi bir avuç avane.…
Rıhtım: Sayı 65
Tokmaklar ATM olmuşsa, parayı veren düdüğü çalıyorsa, teraziler de tek kefelidir sarayda. Gündem iki dudak arasında dönüp dururken arka bahçelerde hendekler kazılır. Her deliğe ölü gündemler gömülür. Toprak bitinceye dek sürer bu kısır döngü… Dün orman yakıp bugün yeni…
Toz
Gözlerim kanarcasına bakıyorum Parmaklarımın arasından kayıp giden zamana. Ve ayaklarım, göğsüme vuran yeşile Sonsuza değin kök salıyor. Unutmak dedikleri kolay, Hatırlamaksa, Koca bir kavganın adı. Kim anlatır hikâyesini bu şarkının? Hangi meydan bizi duyar, Hangi dağ yankılar geçmişi? Hangi nehir…
Rıhtım: Sayı 64
İki dudak arasına ipleri bağlı kuklalar, aynı şeyleri söyler hep bir ağızdan. Ağız ne kokarsa onlar da öyle kokar, ağız ne yöne dönerse onlar da o yöne döner dururlar. Sağdan sola, soldan sağa, bir fırıldaktır ağız dediğimiz organ. Kimin…
Rıhtım: Sayı 63
Bir rüyanın ortasında devam ediyoruz yaşama: gerçek dışı ama gerçek bir rüya. İzliyoruz, bağırıyoruz, susuyoruz, görüyoruz, duyuyoruz, uyuyoruz… Ve uyanıyoruz uykudan. Devam ediyoruz yaşamaya: rüya değil ama rüya gibi bir yaşam. İzliyoruz dev ekranlardan. Rıhtım dergisi, 63. sayısı ile…