şimdi tam da bu saatlerde kasımın son perşembesinin yaprak fırtınasına tutulmuş saçlarımın arasından turuncular ayıklıyorken dilimde, belki de kadim zamanlardan kalbime taşınan buruk bir ezgiyle dört nala akıyorken düşüncelerim özlüyorum durgun suları oturup bir göl kıyısına yansımama bakmak ve beklemek…
Yine İstanbul Üzerinden Kendime Dair
Bazen bir bulutun beyazlığı gibi İstanbul, Bazen ise bir umudun bitişi gibi. Sanki çağlayan var Boğaziçi’nde ve Sanki gün doğumunu bekliyor bir çiçek. Biz, yılmaz umut tutsaklarıyız deniz kenarında. Gemilerle gelecek umutları bekliyoruz. Alev almış bir gemi yaklaşıyor uzaktan, Her…
Bitmeyen Şiir
Her güzel şey gibi bitti Sokak aralarından caddelere taşan çocukluğumuz Kar tatilleri ve eve erken dönüş Ağaçlardan toplanan mevsim meyvesi Pazar sabahı çizgi filmleri gibi Kesildi yaprak hışırtısı Sonbahardı, bitti. Aynı asfalta tekrar basamamak belediyenin suçu Gökyüzü bu kadar soluksa…
Okumadığım Şiir
kiraz dalı gölgesiyle uyanıyorum yüzümde, gözümde oyuncu bir güneş nemli toprağa dokunuyorum parmak uçlarımla öbek öbek karıncalar bahara uyanmış sadık bir dost gibi yüzümü yalıyor ılık rüzgâr gülümsüyorum, yıllar sonra ilk kez unutmamışım demek ki ve düşündükçe hatıralarım daha sıkı…
Gölge
Bir akşamüstü, yağmur herkesin alnına aynı günahı yazarken, Bir çift eski ayakkabının gölgesinde dururum. Kapının yanında, her zamanki yerinde. Sanki biri “buradaydım” demek için çıkarmış gibi. Sanki birisi telaşı tabanında unutmuş gibi. Onca kalabalıktan yalnızlığı ödünç alırım. Loş bir vazgeçişte…