Cam cepheli iş merkezinin önüne ‘olay yeri girilmez’ şeridi çekilmişti. İki genç polis meraklıları uzaklaştırmaya çalışıyordu. Pek de başarılı oldukları söylenemezdi. Çiseleyen yağmura rağmen bekleşenler dağılmamıştı. İş merkezinde çalışanlar içeri girmek için dil döküyorlardı. Boşuna çabaladıklarını anlamamakta ısrarcıydılar. Yağmurun…
Çakalların Suçu
“Bilmek. Bu da ürkütüyor. Gene de biliyorum: Kapanmaz yağmurun açtığı yaralar çocuklarda.” – İsmet Özel Ben kasabalı çakaldım. Diğer ikisi kır çakalıydı. Teyze oğullarıydık. Senenin bir kısmını kasabada bir kısmını kırda geçiriyordum. Kasabadan kıra, onların yanına geldiğimde artık kullanılmayan o…
Hapis
Oturduğum yerden başımı uzun süredir kaldırmadığımı fark ettim. Günün küçük de olsa bir bölümünü perdenin çiçekli dantelleri ardından geleni geçeni süzmeye ayırdım. Binalar, Birinci Dünya Savaşı’nı görmemesine rağmen çok eskiydi. İçindeki insanların bir kısmı yeni, bir kısmı ise taşınmaz gibi…
Kar Tatili
KAR TATİLİ “Fırına da uğrayacaksın, unutma!” diye bağırdı arkamdan. Asansöre binip sıfıra basarken homurdanıyordum. Annem hep böyle yapar. Bulmuşken, bir iki iş daha yüklemek onun işi. Asansörün aynasında kendime bakıyorum. Kâkülümden bir tutam çıkarıp bereyi kaşlarımdan yukarı kaldırıyorum. Apartman kapısının…
Martılar, İnsanlar ve İşçiler
Restoranın sigara içilen bölümü her zamankinden kalabalıktı. Havaya bakan dışarı adım atmaya korkuyordu. Yarım saat önce başlayan yağmur dinecek gibi değildi. Cadde dereye dönmüştü. Islanmadık yeri kalmayan birkaç kişi sanki yağmurun keyfini çıkarmaya çalışıyordu. Ne adımlarını hızlandırıyorlar ne de suyu…
Leblebi Tozu
Kudret ilk yalanını söylediğinde 9 yaşındaydı. Ablası ile bir paket Gelincik sigarası almışlar, bahçede öksüre öksüre birer tane içip sonra da paketi kümesin yanına gömmüşlerdi. Babaannesi aynı günün akşamı paketi bahçede buldu. Tavuklar eşeleyip çıkartmışlardı. Ablası sessiz kalınca, Kudret babaannesine…
Yüzük Parmağı
Vakit ikindiyi bulmuştu ve yağmur hâlâ ulaşabildiği her yeri sulamaya devam ediyordu. Haydarpaşa Garı’nın merdivenlerini çıkarken şemsiyesini kapatıp perona koştu. Bir zamanlar tıklım tıklımdı bu istasyon, diye geçti aklından. Şimdi gördüğü tren mezarlığından başka bir şey değildi. En son ne…
Kamil Bey’in Masası
Haftanın iki günü apartmanın merdivenlerini temizleyen Gülsüm, dakikalarca zili çaldı. Altı numaralı dairenin kapısı, değil uzun uzun çalmak daha butona basmadan açılırdı her vakit. Hele temizlik parasını alma günü geldiğinde Kâmil Bey onu kapıda karşılar, ücretini uzatır, hizmetleri için teşekkür…
Makineli Hayat
Ne anlayışsız bir karım vardı. Neymiş efendim, onu artık hiç sinemaya götürmüyormuşum. Sanki götürünce hakkınca izlerdi de kafamın etini yemezdi. Daha bir akşam bir filmi sonunu getirmişliği yoktu. Yarısına gelmeden sızıp kalırdı. Film bitince uyanır çocuk gibi izlemediği kısmı anlattırırdı.…
Dipte
Deniz, gün öğleden sonraya yol alırken güneşle buluşmanın keyfini çıkarmaya devam ediyordu. Bütün vapurlara, motorlara, sandallara daha bir sevgi dolu hissediyordu kendini. Dalga dalga sevinç yüklüydü. Tüm konuklarını en güzel şekilde ağırlamak için kucaklıyordu kıyıları. Birkaç saat önce gelen sandaldaki…