Çeşmede su durmuyor. Testi dolmakta; bazen taşıyor çünkü muhabbet koyu, bazen ise tam doldurulmadan çeşmenin ağzından çekiliyor testi çünkü taşıması zor geliyor. Çeşmede su durmuyor, sıra da ilerliyor. Sakalar neyin peşinde? Tek amaçları çeşmedeki suyu evdeki tembellere mi satmakta?
Hemen olayın özüne bakalım. Çeşme zaten doğal kaynak. Bize sunacağını sunuyor. Birileri testi üretmiş, birileri bu testileri alıp kendilerine iş türetmiş, doğal kaynakları ticari mal gibi kullanma yetkisini kendine çok görmemiş, ama hakkını da yememek lazım, sonuçta o testiyi çeşmeden köye taşıyor, bu da bir iş, değişik bir tacirlik alanı oluşmuş ve biz de bu tacirlere “saka” adını vermişiz.
Çeşme başında bekleyen sadece sakalar değildir. Yerel halk da oradadır ve o çeşme herkesin hakkıdır, ortak kullanım gerçekleşmektedir. Bu doğal kaynağı ortak kullanan insanlar, su doldurma işleminin tamamlanmasına kadar manzarayı seyredip hayallere dalmazlar. Birbirleriyle muhabbet ederler. Bu muhabbetler dedikodulara dönüşür bazen. Bazen ise bazı fikirleri birbirlerine dikte ettirecek kadar ileri bile giderler. Hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar konuşa konuşa…
Bu çeşmeden akan su hem sakalar hem de yerel halk tarafından içilmektedir. Bu durum hiç garip değildir çünkü sakalar da yerel halk da aynı gezegende yaşamaktadır ve fiziksel ihtiyaçları da birbirine benzerdir. Su hayat verir ve oraya o çeşme konulduktan sonra bedavadan gelmektedir. Köye kadar gelsin isterseniz sakaya ödeme yapabilirsiniz; ödediğiniz bedel, suyun taşınması işçiliğinedir. Peki, sakalara sadece su taşıması için mi ödeme yapılmaktadır?
Bir yerde bir doğal kaynak bulunmuştur. Oraya çeşme yapılmış, bedavadan su çıkmaktadır. Eğer saka, su taşımayı yerel halka yakıştıramaz, su taşımayı küçümserse ve bu durumu da gerçekten yerel halka benimsetebilirse daha çok müşteri bulacaktır. Çeşmede insanlar susmaz, muhabbet devam eder ve bir yerden sonra yerel halk su taşımaktan utanır hâle gelir. Sakaların müşterisi çoğalır. Sonra biraz birikim sahibi olan saka, kendisini firmalaştırır. Şöyle der: “Çocuğunuz iş bulana kadar yanımda çalışabilir.” Yerel halkın çocukları annelerine, babalarına, komşularına su taşımaya başlar ama ödeme sakaya yapılır. Çocuğuna ödeme yapamaz anne, baba ya da komşusu çünkü utanır. Küçümsenecek iştir su taşımak ama bir sakanın firmasında çalışmakta sorun yoktur ve saka paralarını bankalara yatırır.
Saka, iş yerini çocuklara emanet edip başka topraklara gidip gelebilir. Yeni şeyler öğrenir. Çeşmede muhabbet durmaz, yerel halk küçümsenir. Bazen bir elektronik eşya sahibi olmadığı için küçümsenir, bazen bir ütüsü olmadığı için, bazen eski tip araç gereçle çalıştığından, bazen eski zamanların inançlarını taşıdığından, bazen komşuluğundan, bazen tilkilik bilmediğinden ve ahlaklı kalmaya çalıştığından, bazen cahilliğinden ve bazen de kendiliğinden küçümsenip durmaktadır yerel halk. Sorun yoktur. Muhabbete devam. Konuşulacak çok şey vardır onlar için ve çok sayıda sömürülecek iş gücü ya da satılacak ürün vardır saka için.
Kültür emperyalizmi, denebilir bu olanlara. Kimisi sorgusuz, sualsiz her dediğini yaptırtmak için aşağılar yerel halkı; kimisi de doğal kaynaklarını ve iş gücünü aynı anda karşı taraftan alabilmek için devam eder bu işlere. Yerel halk sorun etmez bu durumu çünkü konuşulacak çok şey vardır. Kendilerini dinleyen birilerini bulmak yeter de artardır bunlar için. Şu koca gezegende yalnız hissetmemek için yapılmayacak şey yoktur herhâlde…