Cemile Tarhan
Cemile Tarhan
50 Yazılar2 Yorumlar

1988 yılında başlayan hikayenin oyuncusu, figüranı, yönetmeni, senaristi ve ışıkçısı.

Sancı

Ben seni en sağanak yağmurda kaybettim Bir sis indi önce geceye Tüm tılsımları gitti sevmelerimin Azar azar Bir kar misali eridim önce Su olurum toprağına gelirim dedim Kardım eridim, gelemeden bittim…

Sahi Yapraklar?

Şimdi Eylül değil Ve yapraklar da yok yerlerde basamam İlkbahar arefesinde boğum boğum olan gözyaşlarım içimde saklı Düşlerim eskiden Peter Pan’ın hikayesi gibi idi Şimdi ise karanlık bir zindan…

Her Şeyin Ölümü

Aslında bazı durumlara şaşırmıyor da değilim Umudumun kaybolması Minibüste bir çocuğun yer vermesi ile yeşeriyor Anlıyorum ki büyük beklentilerim yok tabiatımda. Parayı uzattıktan sonra teşekkürümün a…

Kül

Şimdi tüm çiçeklerimi lodosa bıraktım Uğradığım tahribat ağır Çiçeklerim kayıp, belki de öldüler Kapandım dizlerimin üzerine Dileyeceğim affım da yok isteyeceğim bir şeyim de Nefesimi kesen saniseleri…

Eşsiz Suretin

Sana yazılmayan mısralar bırakıyorum Onları öylesi sıkı tut ki Yazan olmasın. Duymuştum; Benim mısralarımla sana seni anlatmışlar Katiyen yalan! Ben hiçbir kelimeye suretini işleyemedim Öylesi tuttum …

Kafamın Yapı Taşları

Kimsesiz miyim? Hayır. Çay koydum içiyorum şimdi Karalanmış dizelerim var Yaralanmış bir zihnim Düzgün yazmayan bir dolma kalemim. Boşluğum zirve yaptı yine Düşüncelerim paraşütle iniyor Ve hep olduğu…

Hapis

Ruhum kaybolmuş Zihnim bir zindanın kıyısında Müebbete ersem diyorum  mesela Gün ışığı beni benden aldığında Ah müebbet neredesin? Kaybolmuş benliğimin ulaşacağı mutluluk Korkusuz korkunun yaşında bek…

Gelemeyiş

Sana yazdım, Günler aylara sonra yıllara vurdu Sana seni yazarken bitti mürekkebim de Sen yine gelmedin Üzerimizden kaç bahar Ve kim bilir kaç aşk geçti Gökkuşağının altına denk geldik mi bilmem Ama a…

Barışamamak

Ne zaman içinde barış geçen şarkılar duysam ardından silah sesleri patlıyor zihnimde. Öyle kara oluyor ki saatler ve öylesi kan kaplıyor ki ışıklar içinde hissettiğim yeri, bir savaşın anatomisini yaz…

Tutsak

Halim nicedir bu duvarlara karşı Sesim çıkmaz, çağıramam sevinci Mutluluk, Kafesin içindeki bir kuş gibidir bana Alamam. Elim gitmez özgürlüğü tutamam. Metal kokusu kalmış ellerimde Sana bulaşır belki…