Önce bir araya getirmeli, çatmalı, sonra vurmalı ve çalmalı; “çete”nin sözcüksel varoluşu böyleydi işte. Tarih boyunca çeteler yakıp yıkmayı, çalmayı, hakkı olmayana el uzatmayı güç sayesinde kendisine hak görmüş ancak eninde sonunda ya içten yıkılmış ya da başka bir gücün…
Konforlu Bir Yaşam
Zaman akıp giderken kelimelere yüklenen anlamların da insan doğası gibi değişmesi gerekiyor. “İnsan doğası değişimi”, insanların değişimi anlamına gelmiyor; kendilerine türettikleri doğayı değiştiriyorlar… Peki, bu nasıl oluyor? İnsanlar, adapte olmak zorunda kaldıkları hayat koşullarını yorumlar ve konforlu bir yaşam için…
Rıhtım: Sayı 68
Dünyanın hâkimi olan dinozorlar, hep öyle kalacaklarını zannediyorlarmış. Yarınlar varmış gibi yiyor, hatta çoğunu yarına bırakıyorlarmış. Tozu dumana katıp ortalığı ayağa kaldırıyor, hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam ediyorlarmış… Günlerden bir gün, gökyüzünden gök taşları düşmeye başlamış dünyaya. Dinozorların…
Rıhtım: Sayı 67
Rıhtım dergisi, 67. sayısı ile sizlerle. DENEME Uçurumun Kıyısından Kendime – Huriye Çakıoğlu KÖŞE Sahne Dekorları – Serkan Üstündağ Zeytin Meselesi – Cemile Tarhan KÜÇÜREK Tamir – Canan Tümen ÖYKÜ Bu Bir Veda Değil – Canan Tümen İki Dünya…
Sahne Dekorları
Günümüzün uyarı sistemlerini inceleme vakti gelmiş. Bunu incelememek için ısrar edenlere de birkaç “tokat” savurmak lazım çünkü hararetli tartışmalardan eser kalmamış… Eğer uyarı sistemlerini adım adım incelemezsek sonuç istenmeyen bir hâle bürünebiliyor. Ve bu cümleye kadar aklımızda tek bir pırıltı…
Rıhtım: Sayı 66
Kalan bir avuç suyu toksikle kaplanmış, ağaçları kurumuş, toprağı kuraklıktan çatlamış eski medeniyetin enkaz meydanına bir anıt gibi dikiliyor taht. Tüm dünya yıkılmış olsa da bir kese altın kucaklamak istiyor, sanki güç yüzüğünün peşinde Gollum gibi bir avuç avane.…
Rıhtım: Sayı 65
Tokmaklar ATM olmuşsa, parayı veren düdüğü çalıyorsa, teraziler de tek kefelidir sarayda. Gündem iki dudak arasında dönüp dururken arka bahçelerde hendekler kazılır. Her deliğe ölü gündemler gömülür. Toprak bitinceye dek sürer bu kısır döngü… Dün orman yakıp bugün yeni…
Rıhtım: Sayı 64
İki dudak arasına ipleri bağlı kuklalar, aynı şeyleri söyler hep bir ağızdan. Ağız ne kokarsa onlar da öyle kokar, ağız ne yöne dönerse onlar da o yöne döner dururlar. Sağdan sola, soldan sağa, bir fırıldaktır ağız dediğimiz organ. Kimin…
Yok’tan Var’a, Var’dan Yok’a
Tüm dünya genelinde bulunan ve nadiren insanların başvurduğu fenomenlerden birisine “iletişim” diyebiliriz. Aslında; her şeyin başı olarak kabul edilmesi gereken bu olgudan neden uzaklaşmaya çalıştığımızı da anlamak mümkün değil… Her şeyin başı olma durumu da şuradan geliyor; bir şey vardır…