mimlenmiş dilim konuşamıyorum
eksik nefesler doluyor ciğerime
vazgeçmek yanlış yol görüyorum
son sigaramı çekiyorum beynime
kör olmuyor şarkılar ve dinlenmiyorum
kırılıyor kaburga direkleri
kemerimde ince bir sızı
kan akmıyor hücrelerimde
soğukluğum sayı doğrultusundan
sonsuza doğru akan çizgi
kayboluyor dokunuşların tenimde
terliyor ten duvarlarım
bakışlarından salvolar kopuyor
kevgire dönüyor cismim
içimden dünya geçiyor
ve gözlerin
dalga geçiyor gözlerimle
kalbim üstüne kumar oynanıyor
ne kadar da suçluyum
kendi kanım ellerimde
amansızca kopan yapraklardan
içilen her yudum sudan geçiyorum
ki hayat ne kadar tuhaf değil mi
atlar geri koşamıyor mesela
kuşlar çarpıyor alnıma
bir de sen sevmeyi bırakıyorsun
kimsesiz bir hazan mevsiminin
tam kucağında.
birden hatırlıyorum
ölüm besliyormuşum içimden kopan
veyahut kopmaya çalışan her parçanda
alıp götürecekler fırsatım olmayacak
boran düşecek ellerime
geçip gideceğiz aşklardan intiharlardan
ben biliyorum oysa sonumu
biliyorum nerede yıkılacağımı
haklı çıkacak sevmeyi düşünmediğim insanlar
şairler anlayacak
birileri bir şiir kusacak ardıma
ağlamak da riyakar bir eylemmiş
dalga geçiliyormuş şu sıralarda
alın elimden şimdi bu şarkıları
kıyamet kopuyor şakaklarımda
kitleniyor nefesim
kesik başımı ve eldivenlerimi alıp çıkıyorum
koşup geçeceğim şehrin sokaklarında
nice yeni kahrolmalara.