Rıhtım: Sayı 71

Nereye çıktığı bilinmez bir yolu bastonlarla aşmaya çalıştığımız bu arafta, kaynağı belirsiz bir ışık aydınlatıyor geceyi. Belki son hızla gelip çarpacak olan aracın farı, belki  de çıkmaz bir sokağın lambası… Biri düşene kadar yürüyecek ihtiyarlar, sonrası domino taşı. “Delilik yer…

Geceler ve

En mutlu olduğum vakitler gecelerdir, Bana sadece küçük anlamsız bir sinek eşlik eder. Gökyüzüne bakarım sıkıştığım apartmanların arasında; Yıldız ararım, Yapay ışıkla dolmuş sokaklarda. Geceler hem hüznüme ortaktır benim, Hem de kimseye anlatamadıklarıma. Gerçi ben geceye de anlatmam bunları, O…

Rıhtım: Sayı 70

Çatlak bazen bir kırılmanın izi, bazen de içeride saklanan şeylerin ilk sızıntısıdır. Üzeri ne kadar sıvanırsa sıvansın bazı çatlaklar düzelmez. Bir süre gizlenir her şey, her şey kusursuz sanılır. Çatlakların büyüyüp kendini var eden duvarı yıkması için gereken küçük darbeler,…

Bir Şairin Evi Satılıksa

Bazen öldüğümü düşlüyorum, tıpkı Ruhi Bey gibi.Sonrası nasıl olur diye soruyorum kendime: Ölümden sonra yaşam mı vardır, yoksa yeni bir doğum mu? Ama asıl mesele metafizik değil. Şuracıkta ölsem, aklıma ilk gelen şey yazdıklarım oluyor. Şiirlerim ne olacak? Kim onları…

Rıhtım: Sayı 69

Önce bir araya getirmeli, çatmalı, sonra vurmalı ve çalmalı; “çete”nin sözcüksel varoluşu böyleydi işte. Tarih boyunca çeteler yakıp yıkmayı, çalmayı, hakkı olmayana el uzatmayı güç sayesinde kendisine hak görmüş ancak eninde sonunda ya içten yıkılmış ya da başka bir gücün…

Yine İstanbul Üzerinden Kendime Dair

Bazen bir bulutun beyazlığı gibi İstanbul, Bazen ise bir umudun bitişi gibi. Sanki çağlayan var Boğaziçi’nde ve Sanki gün doğumunu bekliyor bir çiçek. Biz, yılmaz umut tutsaklarıyız deniz kenarında. Gemilerle gelecek umutları bekliyoruz. Alev almış bir gemi yaklaşıyor uzaktan, Her…

Rıhtım: Sayı 68

  Dünyanın hâkimi olan dinozorlar, hep öyle kalacaklarını zannediyorlarmış. Yarınlar varmış gibi yiyor, hatta çoğunu yarına bırakıyorlarmış. Tozu dumana katıp ortalığı ayağa kaldırıyor, hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam ediyorlarmış… Günlerden bir gün, gökyüzünden gök taşları düşmeye başlamış dünyaya. Dinozorların…

Kıyam

Kendi nehrine düşman olur da Akar suyunu kurutur mu insan Milleti fakruzaruret içine düşmüşken Görmezden gelip rahat uyur mu? Bir güvercin bir ağaç gölgesi ararken Leylek yuva için ağaç üstüne konarken İnsanlar şifa için bir zeytin dalı isterken Vatanını seven…

Rıhtım: Sayı 67

  Rıhtım dergisi, 67. sayısı ile sizlerle. DENEME Uçurumun Kıyısından Kendime – Huriye Çakıoğlu KÖŞE Sahne Dekorları – Serkan Üstündağ Zeytin Meselesi – Cemile Tarhan KÜÇÜREK Tamir – Canan Tümen ÖYKÜ Bu Bir Veda Değil – Canan Tümen İki Dünya…

Gölge

Bir akşamüstü, yağmur herkesin alnına aynı günahı yazarken, Bir çift eski ayakkabının gölgesinde dururum. Kapının yanında, her zamanki yerinde. Sanki biri “buradaydım” demek için çıkarmış gibi. Sanki birisi telaşı tabanında unutmuş gibi. Onca kalabalıktan yalnızlığı ödünç alırım. Loş bir vazgeçişte…

BİR KÜÇÜK NOT

İletişim: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Geçici bir süreliğine ekibimiz dışından gelen yazılar değerlendirmeye alınmayacaktır.

Detaylı bilgi için tıklayınız.