“Kara yaz! Karanlık yaz!
Kararan vücutlardan rıhtıma varmayan ceset
elbette hatırlanmaz.”
İsmet Özel
Soğuk camlar değiyor alnıma
Ürperiyor bakışlarım başlarda.
Geriye kalan bütün içsel
O anlamsız ve yaramaz duygularım,
Şimdi Normandiya kıyılarında.
Gözlerimde yaş gözlerim namlulu.
Anlatmayın diyorum beni,
Anlatmayın küçük çocuklara.
Ne zaman anlatılsa
Atom bombaları sızlıyor.
Kararlı hale geçmeye çalışıyor bedenim
Ben hep çok kararsızdım,
Sizler de bilirsiniz.
Şikâyetim yok yağan yağmurdan.
Kurban edilenler duruyor,
Alnımda bak kesilen ilk koçun kanı.
Çarpıyor soğuk
Avluda oturuyorum öylece.
Veba bulaşmış bütün vahalara
Uzak durun deniyor haber bülteninde.
Keskin bir olum korkusu,
Simdi Akdenizi düşlüyorum.
Sessizce…
Sus be! Bir şey söyleme
Tenim kanıyor bak birden bire
Yerlilerin kestiği o totemlik,
Tuhaf kütükler yığılıyor üzerime.
Büyü yapılıyor kazanda, içindeki ateşle yansın deniyor
Anlamadığım bir lisanda
Cehennemi yanımda taşıyorum artık
Hâlihazırda.
Bir elime üvendire aldım,
Diğerinde aşk.
Nasıl güdüleceğime kendimce kanaat geriyorum
Heykellere tapmayın size soyluyorum.
Geçip gidiyorum, gerçek benimle ve soğuk
Sevmediğim bütün kadınları daha az özlüyorum.