Yalnızlık bulanmış her tarafına gecenin
O yüzdendir ki… Artık uyu demeyin!
Farkındayım sermayeden yediğimin
Sağ cebimde duruyor, hazırda ölüm
Bozdurulmayı bekliyor gelince vakti!
Şehrin gürültüsünden kaçıp
Gökdelenlerin tepelerine sığındığımız gibi
Hatta yan yana uzanıp yıldızları izleme fikri…
Cezbediyor beni…
Ne şehirde gürültü ne de gökdelenler vardı!
Şimdi bunu kim, nereden çıkardı?
Basit caddeleri olan sokaklarımız vardı.
Sağ cepte; ölüm hazırdaydı…
İhtimal değildi lâkin.
Ve taş plakta çalmıyordu o eski şarkı!
Yenilip kahrından ölen bir yiğidin,
Arkasından söylenen bir türkü gibiydi.
Sonradan işe yarar mıydı bilinmez!
Hiçbir kına bayramdan önce gönderilmez!
Bizim buralarda adettir:
Yiğit ölmeden hak helal edilmez…
Neye yarardı geç kalan bir sevgi!
Kaçırılmış bir durak gibiydi…
Hem paran yanar hem ceza çekerdi ayaklar…
Bak şu akılsız başın yaptıklarına;
Kime çalışıyor bu, bilmem! Yaptıkları kimin hayrına?
Kahrımdan tükürdüğüm olmuştu dünyaya…
Utancımdan ağladım bazı zamanlar da!
Görenler acımıştı ben kendime acımazken,
Tam işler yoluna girdi derken;
Akşama doğru acıkmıştık… Kalmamıştı ekmek!
Niyet ettik; iyi olmaya… Ağlamamaya!
Dua ettik; olursa olur, olmadı? Öbür dünyaya…
Kahve sıcak, duşlar soğuk…
Kim küfretti şimdi bana?
Kulağımda ıslık, cebimde ölüm…
Bekliyorum, iyi olur umuduyla!
Uyumuyoruz, uyanınca bitiyor rüyalar nasılsa…
Share This
Önceki Yazı
Hala Anlatamıyorum…
Next Article