Ne tuhaf bir kelime: İhanet
Birçok insanın kendisine yapılmasından korktuğu halde hayatının her alanında ister istemez yaptığı bir eylem. “Hayır, aslında hiç yapmadım.” diyenler belki de vardır. Ben de yapmadım aslında hiç. Fakat “İhanet nedir?” diye sorsak, bazıları için “arkadan vurmak” veya “beklenilmeyecek bir hareket ya da umulmayacak bir zarar” olarak tanımlanabilir. Bence aslında bunların dışında “setleri yıkmaktır” ihanet etmek. Yani belirli bir sınırın dışına çıkmaktır. Bazen bir dostun çizdiği çizgidir bu, bazen ebeveynlerin, bazen de kendi çizdiğimiz bir çizgi ya da sevdiğimiz kişinin oluşturduğu bir alan. Genel anlamda ihanet başlangıçta zevk verir belki de acının yanında. Ve bir ihanet gelecekteki diğer ihanetleri doğurur. Her zaman beklenmeyecek bir hareket midir ihanet? Tabii ki hayır! Bazen yapılması beklenilen şeyler bile ihanet sayılır. Bir insan babasının istediği gibi bir evlat olamazsa, istediği şekilde bir mesleğe sahip olamazsa veya herhangi bir şekilde istediklerinin dışına çıkarsa işte o, kendi babasına ihanetidir mesela. Oysa çoğu çocuk “hayat benim, ben sorumluyum.” der. Fakat babası tarafından görülen bu değildir.
Zaman geçtikçe ve insan büyüdükçe nesneler değişse de özne ve eylem değişmez aslında. Mesela insan bir arkadaşına istemeyerek de olsa ihanet eder belki, belki de bir anlık gaflet ile sevgilisine. Sonra insanın kendisine olan ihaneti vardır ki bu en acısıdır. Kendini kandıra kandıra belki kör olur. Körleşir hem gözü hem gönlü. Bildiğidir doğru olan ve kendine ihanetidir, kendini mutlu zannedip hayatını karanlık sularda boğmak. Sonra birileri çıkar der ki “İhanetin verdiği asıl acı bir anda heba olmasıdır ve bağlanılan umutların uçmasıdır.” Çünkü her insanın umudu pamuk ipliğine bağlıdır ve en basit bir rüzgarda uçup gitmektedir. Sonra geri gelmeyeceği sanılmaktadır ve bu yanılgı ile kendine ihanet ettiğinin farkında değildir insan denen varlık. Şimdi düşünmeli aslında kaç kişiye ihanet ettik hayatımızda ve gerçekten de ihanet başka bir ihanete gebe mi gelir karnında?
Bu zamanda az dostun olsun, daha iyi.
Herkesle uzaktan hoş beş edip geçmeli
Can gözünü açınca görüyor ki insan,
En büyük düşmanıymış en çok güvendiği…..
Bilmeden yapılan hata yanlışlıktır. Bilerek yapılan hata ise ihanettir. Büyük insanlar veda ederek, küçük insanlar ihanetle giderler…
Yalanlarla bir yere gidebilirsin, ihanet edersin, ama geri dönemezsin… İhanet eden insanların geneline bakıldığında, sorunu aslında çocukluk dönemine indirgemek gerekiyor. Sevgi en güzel ilaç toplumumuz için… Sevgisiz büyüyen insanlar için ihanetin bir yaşam biçimidir. Yüreğinize sağlık… Konuyu çok güzel ifade etmişsiniz…
Zordur temiz kalmak;
yalanın, ihanetin ortasında dik durmak…
Ama hayatın koşuludur
Onurlu, sabırlı, vicdanlı olmak…