Sayamadığım her yıldızın,
Okumadığım her şiirin,
Dinlemediğim her müziğin,
Bir hakkı var gibiydi omuzlarımda.
Öylece ağır geliyordu gece bazen.
Koşarken bir çocuk gecenin içinden
Taşa takılıp düşse.
Ağlasa birden.
Bilirim çünkü geceyi geçince saatler
Kaybeder saatliğini.
Kendini satıp heba eder bir nevi,
Gençliğini.
Bir nedeni var diye konuşmasın kimse
Çünkü en son konuştuğunda bir kişi
Yanlış bir sipariş vermişti de.
Ölüp gitmişti.
Park edilmez yazılarını silip,
Taarruza geçecek bir ordunun
Başkumandanını vurasım var.
Sana koşarken sevgilim,
Yarı yoldan dönesim var.
Böyle öğretmişlerdi hayatı
Böyle öğüt verilmişti
Çirkin ördek yavrusuna.
Bir gece dayanamayıp annesi
Seveceğim diye kıymıştı ona.
Bırakın şimdi bahsetmeyi
Hastaneler diyorum hastaneler
Ne tuhaf yerlerdi.
Biri doğarken bir katta
Ötekisinde ölüm hüküm sürmekteydi.
Ki gözlerin,
Bütün karmaşık duygulara ev sahipliğini üstlenmiş
Her gece her gece her gece
Rüyalarıma girip.
Ömrümün belirli bir kısmına gasp etmekteydi.
Neydi veya neredeydi
Korsanların başını verip
Söylemeyi reddedip
Sakladıkları mücevher.
Tüm bunlar olurken garson gelip
“Abi kapatıyoruz dedi”
Çıktım ve kapattılar her şeyi.
Yıldızlar açık seçik deniz sakindi.
Sen yoktun bir ara
Cehennem bıraktı
“Sen zaten belanı bulmuşsun” dedi.
Oturdum sonra
Başka bir fikir gelmedi.
Zaten hiç bir zaman hiç bir hikayede
Anlatamadığım için göndermişlerdi
Bu biçare elçiyi.
Sıratı geç mizanda tart.
Yıldızlardan aşağı atla desem
Hala anlatamıyorum değil mi?