Tutkulu bir şekilde bağlandığımız hedeflere ulaşmamız utkuları doğurur. Zafer olarak nitelendirdiğimiz tüm kavramlar bu mekanizmaya dahil ise, öncelikle bir hedef bulmak gerekir -şayet bu hedeflerden herhangi bir tanesine sahip değilseniz, bırakın zaferlerinizi kucaklamayı, anksiyetenin en az bir iki türüne kucak…
Deli Derviş
“Adem vardır ismi semiz Alır abdest olmaz temiz Halkı tan eylemek nemiz Cümle küstahlık bizdedir” – Hüsnü Dede “Ben defterden sildim ölümsüzlüğü Şeyhim kainata alışamadım.” – Murat Menteş Derya’ya ve Şeyh’ime Ben Deli Derviş… Hakikati bulma uğruna ömrünü heba etmiş;…
Sessiz Saçmalıklar (XXI – XXV)
-Vol.21- İnsan içinde bir defa boşluk yaratırsa, işte o zaman ayvayı yemiş demektir. Çünkü var olan her şey önüne yığılsa yine dolmaz o. Yığılan o bütün şeylerden bir müddet sonra sıkılır, koca bir kara delik yaratılır sanki içeride. Bunu insan kendi…
Bir Uçmak Tiradı
Yeniden doğmamı bekliyor, ant olsun ki doğmayacağım! Kuru dallar, ateş, tüylerim, bitmek üzere olan ömrüm… Neden aynı çirkinlikleri bir kez daha göreyim? Dostum Garuda’nın zamanı olmamış, uzun yoldan gelememiş, derme çatma cümleleri varmış -ki içinde uçmalarımızı barındıran- diyememiş bana. Şu gökyüzünden…
İvaz
Karşılıksız kalmayacaktır gerçekleştirilen hiçbir emek. Bazen kutsanacak, bazen takdir alacak ve bazen sert bir eleştiriye maruz kalırken bazen ise lanetlenecektir. “Zaten benim olması gereken bir şeyin, başkalarında bulunması sebebiyle çalışmak zorunda kalmam, bana huzursuzluk veriyor” düşüncesiyle selamlıyorsak bu hayatı, ufak…
Sizli Kale’m VIII
36. Balkonuma ilk adım atışın; Yuva yapmaya gelen kuşlar kadar ürkek. 37. Sen de kuşlar gibi alıştın düzenime Hatıralar bıraktın tek tek. 38. Penceremden izlerdim gelişlerini; Elinde ekmek olurdu, Ayaklarında özlem dolu bir telaş. 39. Mevsimler gelip geçici Biz sarmaş…
Bireysel Çocuk
İletişim kurmak için, birkaç kelime ile, hafızalarda imgelemler oluşturmak ve dahili ya da harici olan bilginin aktarımını sağlamak yeterlidir. İşin özüne bakıldığında, herkes doğru olanı aniden anlatmış olsaydı, ortalıkta iletişimsizlikten başka bir şey olmazdı. Yani, insanların birbirlerine doğruları doğrudan değil…
Sessiz Saçmalıklar (XVI – XX)
-Vol.16- İnsan büyüdükçe güneşin doğuşunun hiçbir anlamı ve önemi olmuyor, hatta batışının da… Sadece bir zaman kavramı olarak kalıyor geriye, onu da güneşle değil günle ilişkilendirip yoluna devam ediyor. Ta ki aşık oluncaya kadar, ne zaman ki aşık olsa güneşin…
Sizli Kale’m VII
31. Birlikteyken sessiz kalışlarımız olurdu, bir mutluluk ne kadar sessiz olabilirdi, işte o kadar. 32. Hayatın tüm gürültüsünü senin sessizliğin alıp götürürdü. Sen konuştuğunda bütün kuşlar alçalıp seni dinlerdi, yapraklar hışırdamayı keser sana kulak verirdi… 33. Bir mektup ne kadar…