Deprecated: visual_composer işlevi, 5.8 sürümünden başlayarak kullanımdan kaldırıldı. Bunun yerine wpbakery kullanın. in /var/www/vhosts/rihtimdergi.com/httpdocs/wp-includes/functions.php on line 6121

Deprecated: visual_composer işlevi, 5.8 sürümünden başlayarak kullanımdan kaldırıldı. Bunun yerine wpbakery kullanın. in /var/www/vhosts/rihtimdergi.com/httpdocs/wp-includes/functions.php on line 6121
Serdar Şen - Rıhtım Dergi
Serdar Şen
16 Articles0 Comments

1965 yılında doğdu. 1986 yılında Marmara Üniversitesi İ.İ.B.F. KamuYönetimi bölümünü bitirdi. Aynı yıl başlayan aktif iş hayatı bir özel şirkette S.M.M.M. olarak devam etmekte. 80’li yılların ikinci yarısından itibaren çok sayıda dergi ve gazetede yazıları yayımlandı. Edebiyat dışı alanda yayımlanmış 7 kitabı bulunmaktadır. Ayrıca, Eğitim Sen Kırıkkale Şubesi tarafından düzenlenen “2.Çocuk Öykü Yarışması”nda üçüncülük ödülü kazanan “Umudun Peşinden Giden Sincap” adlı öyküsü kitap olarak ve Ümit Kaftancıoğlu Öykü Yarışması’nda (2013) mansiyona değer görülen öyküsü ise ortak kitap içinde yayımlanmıştır.

Maskenin Açığa Çıkardıkları

Yıllardır çalıştığı şirket merkezinin kapısından girdi. Parmak izini okuttu. Yeni görevini kutlamak istercesine açılan turnikeyi geçerken heyecandan dizleri titriyordu. Hele yüreği… Yüzündeki beyaz maske o kadar çok şeyi saklıyordu ki; heyecan… mutluluk… gurur… Kafasından geçenlerin yarattığı sisin ortasında yürüyordu, tek…

Temizlik İşçisinin Hayali

Gece uyku tutmamıştı İsmail’i. Bir ara gözleri kapansa da derin uykuya dalamadı. Vaktinden önce kalktı. Yarım ekmeğin arasına peynir koydu, birkaç parça da domates. Çay demlemek bile içinden gelmedi. Oysa ne de severdi çayı. Üşenmez her sabah gün doğmadan kalkar…

İstanbul’un Derinliklerine Dalmak

            Rehber ayağa kalktı. Yarısı kadın on kişilik grup ağzından çıkacakları bekliyordu. “Bu restoranın deniz ürünleri dediğim kadar varmış değil mi?” dedi rehber. Sesler birbirine karıştı. Kimin ne dediği anlaşılmıyordu. Yüzlerdeki memnuniyeti okuyan rehber söylenenleri merek etmedi. Bu sahneyi defalarca…

Dilenci

 Sabah koşuşturması çoktan başlamıştı. Kalabalık her geçen dakika artıyordu. Eminönü durağından hareket eden tramvay Galata Köprüsü’ne girdi, gürültüyle Karaköy’e doğru yol aldı.  Galata Köprüsü’nün altında esnaf yeni güne hazırlanıyordu. Restoranlar, kafeler boştu. Tek başına oturan İbrahim Başkomiser Boğaz’dan geçen gemilerden…

Çaycı Hakkı, Yusuf ve Diğerleri

Çay ocağındaki aykırı çırağa… Oda aydınlanmamıştı. Sokaklar da. Güneşin yüzünü göstermesine daha vakit vardı. Evin dış kapısı açıldı. Çok geçmeden kapandı. Öfkenin sesi değildi işitilen. Yusuf bu sesi çok iyi tanıyordu; kaderine boyun eğmişliğin sesi. Onun bu sesi tanıdığını kimse…

Yanlış Hesap

            Cam cepheli iş merkezinin önüne ‘olay yeri girilmez’ şeridi çekilmişti.  İki genç polis meraklıları uzaklaştırmaya çalışıyordu. Pek de başarılı oldukları söylenemezdi. Çiseleyen yağmura rağmen bekleşenler dağılmamıştı. İş merkezinde çalışanlar içeri girmek için dil döküyorlardı. Boşuna çabaladıklarını anlamamakta ısrarcıydılar. Yağmurun…

Martılar, İnsanlar ve İşçiler

Restoranın sigara içilen bölümü her zamankinden kalabalıktı. Havaya bakan dışarı adım atmaya korkuyordu. Yarım saat önce başlayan yağmur dinecek gibi değildi. Cadde dereye dönmüştü. Islanmadık yeri kalmayan birkaç kişi sanki yağmurun keyfini çıkarmaya çalışıyordu. Ne adımlarını hızlandırıyorlar ne de suyu…

Kamil Bey’in Masası

Haftanın iki günü apartmanın merdivenlerini temizleyen Gülsüm, dakikalarca zili çaldı. Altı numaralı dairenin kapısı, değil uzun uzun çalmak daha butona basmadan açılırdı her vakit. Hele temizlik parasını alma günü geldiğinde Kâmil Bey onu kapıda karşılar, ücretini uzatır, hizmetleri için teşekkür…

Elveda Evim

İsmail Bey yıpranmış ama daima boyalı ayakkabılarını giydi. Portmantonun aynasında üstünü başını kontrol etti. Siyahı çoktan unutmuş saçını taradı. Paltosunun omzuna düşen beyaz saç tellerinden kurtulmak için elinin tersiyle birkaç vuruş yapması yetti. Yine tıraşlıydı. Yıllardır her sabah erkenden aynanın…

Otlu Peynir

Güneşten önce uyandım. Heyecandan gözüme uyku girmemişti; sabaha kadar yatakta döndüm durdum. Üniversite arkadaşları buluşacağız. Yıllar geçmişti aradan. Kim bilir herkes ne kadar değişmişti bunca zaman içinde. Fakat onun sesindeki coşku hâlâ aynıydı. Kim mi?  Hülya. İstanbul’a döndüğümü öğrendiğinde tüm…

BİR KÜÇÜK NOT

İletişim: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Geçici bir süreliğine ekibimiz dışından gelen yazılar değerlendirmeye alınmayacaktır.

Detaylı bilgi için tıklayınız.