-Vol.43–
Başarı diye gözümüze sokulan ve “standardı bu” denilen iş ve hayat şartlarına hapsolduk baylar. Koca bir yanılsama içinde yaşayan varlıklar olarak hayatımıza devam ediyoruz. Herkes görünürde mutlu, herkes sadece riya ile yaşıyor. Bütün bu pislikleri ne yapacağız, nerede saklayacağız? Gitmesi gerekenler gittiği vakit nereye kusacağız öykümüzü? Mutlu olduğumuz zamanları güzel bir dille yazdığımız bu sayfalar mı tutacak elimizden? Rahatlık yoktur baylar, mutluluk da. Ne var peki? Ne kalıyor geriye? Kimisine göre koca bir hiç ve hiçbir şey yok… Gerçekte ne kaldığını çok iyi biliyoruz lakin bu sefer de psikanaliz kuramlarının içinde buluyoruz kendimizi.
Anlamı yok dediğimiz her şeyin anlamı var. Az da olsa var anlam, o vakit “BU GİDİŞ NEREYE?”
-Vol.44–
-İnsan asla unutmaz, sadece alışır. Ya alışmak istemiyorsa?
+ Alışmış gibi yapar…
+ İnsan kendi kendine başlattığı hiçbir savaştan yenik çıkmaz.
-Hayır! İnsan hep yenilir. Sadece yenilmemiş gibi yapar, yine yenil, hep yenil, daha güzel yenil diye diye devam eder nefes almaya. Yenilmiştir aslında, aynı zamanda muzafferdir de. Tıpkı Epir Kralı Pirus’un o unutulmaz “Pirus zaferi” gibi.
+ Ben kendi dediğim gibi düşünüyorum.
-Tamam.