Kadınlar, sevmeye değen kadınlar Kuş gibi pırdanak, kelebek gibi sessiz Biraz saflaştın mı azıcık şeytanlar İçimizde sevinç kadınlar Yolunu şaşırır kimsiz kimsesiz Aşkta tam, hayatta buçuk sabırlar Caddede kayıp kadınlar Harp başladı mı yiğitlikte eşsiz Çetin cephelerde kan kaynatırlar Erden…
Kırık Anten
Bana kızıp çekmeyen kanalları da hatırlıyorum Karıncaların birbirini yedikleri bitmez cızırtıda İndirim var diyerek beni ezen kadınların acısı kaldı Döşekte kalmış çocukluğumun hırıltısında Aç kalmayı da biliyorum yemeğe üşendiğim günlerde Yemek bulamadığım için aç kalmışlığım da oldu Bir kapta boğulurum…
Seyran
Kat kat gökten, her bir köşesini seyreyledim dünyanın Aşkı gördüm yüreğin en derinine saklanmış Acıyı gördüm çığlıkların ardında Yumrukların arasında gördüm öfkeyi bir kavganın sonunda Ve yenilgiyi efkârı kahkahalara gizlenmiş mutlulukları tükenmeyen umudu yalnızlığa siper olmuş uykuları vuslatı yarenliği kasveti…
Yırtık Cepli Pantolon
Her şey geldi geçti… Bir mutsuzluğum kaldı cebimde Ah cebi yırtık, eski pantolon! Yürürken bu mutsuzluk da cebimden düşse, Son ağırlığı da bırakırdım öylece Bilirim “Hiçlik” esas mertebe Sayı: 59
Yalnızlığı Taşımak
Günaydın filizlenen korkularım Yeşerip çiçeklendiniz yine Toprağınız yenilendi Suyunuz eksik olmaz Meyveler veriyorsunuz bu ne cesaret Yalnızsınız koca gökte Gölgemsiniz farkında mıyım Günaydın dökülen yapraklarım Yerden toplanışlarım Rüzgârla savruluşlarım Balkonda bekleyişim usul usul Bir sigara bile yakmayışım ayak izlerine Bir…
Elma
Bak, bu kırmızıyı senin için tutuyorum ellerimde Yarısı kalsın orada; dişlerinin arasında. Ben uçurtmama ip takmadım hiç, tutamam diye Oysa tutuyorum almayı, Bu gülgillerden tazeyi sana uzatıyorum. Sakla, dişlerinin arasında benliğini bulmuş elmayı Bilinmez son kez mi çizeceğim yüzünü, Son…
Başlangıç
Bir başlangıcı sever gibi yaşıyorum seni Seninle başlıyorum her güne Seninle başlıyor her gece Bir son düşünmeden yaşıyorum seni. Durmadan aşıyoruz yolları Saatleri kurmadan çalıyorum nefesinden Akşama ulaşmanın yollarını arıyorum her gün Taşıyor kollarım omuzlarını. Bugün yeni bir ilan verdim…
Cennet Nerede
Anne dediğin bir ketenin kokusu, burnumda nivea krem, çocuk ellerime sürülen ve beyaz kurdeleler saçlarıma takılmış bir de anne dediğin -bilmem ki ne kadar doğru olacak- benim annem en çok da Tek tek toplanıyor cennette ölmüş anneler localarda ilahi müzik…
Ah
Şıp diye seviverdiğim gibi seni Ah bir geliversen Bir gelsen de kalbimdeki kimselere benzemez yerini Hiç kimselerin dolduramadığını bir görüversen Anlatabilsem sana Zeytin ağacımla konuştuğum akşamları Yüzümü boyayan gün batımı kızıllığını Serçe kuşlarının ekmek kırıntılarını binbir çabayla Nasıl da kapıştıklarını…
Eloğlu’na
Büyük şair Metin Eloğlu’na saygıyla… Eloğlu cambazdır, kelam üstünde yürür Ben yürüyemem Eloğlu yeterince hızlanınca uçar Benim kanatlarım yok uçamam Eloğlu’nun attığı taş halka yapar Benimki kör kuyularda Eloğlu’nda mangal yürek Benimki şu kadarcık Eloğlu’nda pınar şırıl şırıl akar Bende…