Sizli Kale’m VIII

36. Balkonuma ilk adım atışın; Yuva yapmaya gelen kuşlar kadar ürkek. 37. Sen de kuşlar gibi alıştın düzenime Hatıralar bıraktın tek tek. 38. Penceremden izlerdim gelişlerini; Elinde ekmek olurdu, Ayaklarında özlem dolu bir telaş. 39. Mevsimler gelip geçici Biz sarmaş…

Bireysel Çocuk

İletişim kurmak için, birkaç kelime ile, hafızalarda imgelemler oluşturmak ve dahili ya da harici olan bilginin aktarımını sağlamak yeterlidir. İşin özüne bakıldığında, herkes doğru olanı aniden anlatmış olsaydı, ortalıkta iletişimsizlikten başka bir şey olmazdı. Yani, insanların birbirlerine doğruları doğrudan değil…

Sessiz Saçmalıklar (XVI – XX)

-Vol.16- İnsan büyüdükçe güneşin doğuşunun hiçbir anlamı ve önemi olmuyor, hatta batışının da… Sadece bir zaman kavramı olarak kalıyor geriye, onu da güneşle değil günle ilişkilendirip yoluna devam ediyor. Ta ki aşık oluncaya kadar, ne zaman ki aşık olsa güneşin…

Sizli Kale’m VII

31. Birlikteyken sessiz kalışlarımız olurdu, bir mutluluk ne kadar sessiz olabilirdi, işte o kadar. 32. Hayatın tüm gürültüsünü senin sessizliğin alıp götürürdü. Sen konuştuğunda bütün kuşlar alçalıp seni dinlerdi, yapraklar hışırdamayı keser sana kulak verirdi… 33. Bir mektup ne kadar…

Uzun Süreli Bellek

Müzik: Mahsa Vahdat – Gleden Ved Ditt Kyss

Sessiz Saçmalıklar (X-XV)

-Vol.10- Mantıklı olan birçok şeyi bir kenara yığıp, tam karşısında da saçma gelen şeyleri yığınca ne oluyor biliyor musunuz? Saçma taraf daha bir güzel, daha çekici görünüyor; mantıklı taraf da bir acı bir hüsran bir… Aklınıza gelen her şey var.…

Kendini Bil Dünya

Savaşları konu olarak seçebildiğimiz şu dünyada, Delphi’deki tapınağın üzerinde yazıyor “Kendini Bil” diye… Socrates bu söz üzerine oldukça yoğunlaşmıştır. Bir kez de biz deneyelim anlatmayı, bir seyir defteri ile bu karmaşayı… Öncelikle bireyin, karşısındaki kişiyi kendisi gibi gördüğünü kabul edelim.…

Barışamamak

Ne zaman içinde barış geçen şarkılar duysam ardından silah sesleri patlıyor zihnimde. Öyle kara oluyor ki saatler ve öylesi kan kaplıyor ki ışıklar içinde hissettiğim yeri, bir savaşın anatomisini yazarken buluyorum ellerimi. Özgürlük türküsü dinliyorum, sesi en yüksek ayara getirmişim.…

Sizli Kale’m VI

26. Siz bir elin beş parmağı, ben de tırnakları. 27. Siz habersiz yapılan kısa sınav ben dün öğrenilen bilgi. 28. Siz salondaki halının deseni ben yaramaz çocuk. 29. Siz kitaplıktaki en tozlu raf ben en kalın kitap. 30. Siz düşünülmüş…

Sizli Kale’m V

21. Siz geçmek bilmeyen hastalık, ben iyileşmek bilmeyen hastalık hastası. 22. Siz denize yansıyan ay, ben suyu dalgalandıran sandal. 23. Siz Gezi Parkı’nda en yaşlı ağaç, ben gölgenizde gaz yiyen devrimci. 24. Siz kırılmaması gereken vazo, ben top oynarken tedbir…

BİR KÜÇÜK NOT

İletişim: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Geçici bir süreliğine ekibimiz dışından gelen yazılar değerlendirmeye alınmayacaktır.

Detaylı bilgi için tıklayınız.