Kitap Ayraçları

Babalarını sevmeyen kızlar, kitap ayracıdırlar hayatın. En belirgin özellikleri babalarını sevmemeleridir. Belli bir zaman diliminde ya da dilli bir zaman beliminde. Öylece değil, gerekli görüldüğü için serpiştirilirler bir kitabın içine. Kısa olanları vardır; kendince öyküleri olan. Ama asla cin ali…

Eşek

Eski zamanların göbeğinde, dibinde ve hatta yeni zamanların da başında taşıma aracı olarak kullanılan bir hayvandı kendisi. Yeri geldi süt taşıdı, yeri geldi odun taşıdı, yeri geldi insan taşıdı. Vefalı hayvandı. Bir kez olsun o kadar yüke rağmen çemkirmezdi kimseye,…

Gözü Kapalı Kadın

“Sayısız türde toplum var” önermesini sunan bir kişi, aslında toplum üzerine düşünülmesi gereken ilk soruyu da yöneltmiş oluyor. Yani, eğer herhangi bir olguda çeşitlilik varsa, o çeşitliliği belirli ölçütlere göre ayırmamız gerekmektedir. Bu sınıflandırma biçimi, görsel olarak, genelde bizlere elinde…

Yarım Porsiyon Mutluluk

Dünya giderek daha kalabalık bir hal alıyor. Çocukluğumuzda isimlerini ve simalarını ezbere bildiğimiz kapı komşularımız artık birer kapı-duvar oluyor ve her ne kadar kalabalık olsak bile yalnızlaşma evresine hoş gelmiş bulunuyoruz. 3-5 kişiyi tanırken elde ettiğimiz tam ve mutlu portre…

Kırık Nesnelerin Tiyatrosu

Kırık nesnelerin tiyatrosu bu hayat dediğimiz şey. Bencilce, ahmakça, bir savaş sonlanacakken atılan bombaymışçasına İnsanı insan yapan her şeyden yoksunca. Her ihtimali sevebilenlerin hikayesi bu biraz da. Biz sonlandık yani seninle bir görevdik, başarısız sonuçlandık. Gezegendik belki, çıkarılmışız gezegenlikten sonra…

Sahne Kapısı

İnsanoğlu doğmaya ve ölmeye devam ediyor. Aslında olan şey bu kadar basit. Bu bengi döngüyü anlamlaştıran ve/ve ya anlamsızlaştıran şeylere de yine bizler (insanoğlu) sebep oluyoruz. Şöyle bir örnek verebiliriz ki; doğumdan sonra hayat bulan her beden, bir gezegeni paylaşmak…

Yükseliş

Şimdinin yükseklerine bakmamız gerekiyor. Aslında yükseklerde duranların nasıl alçalarak yükseldiğini görmemiz gerekiyor. Benzetmeler yetersiz ve kelimeler kıyafetsiz kalsa da bunu yapacağız. En alçaklardan yukarılara bağırıyorum: “Oralara yükselmek için bu kadar alçalmanıza gerek yoktu!”   Toplumlar bir araya geldikten sonra ve…

Pardon

Her kayboluşun bir gölgesi vardır, her yenilginin de bir kaçışı. Kafasını kuma sokarak etrafındaki olaylardan kaçabileceğini zannedenlerin ülkesinde yaşıyoruz. Hukuk, gücü elinde tutanların oyuncağı olmuş. Suç, işleyen kişiye göre karşılığında bir ceza buluyor artık. Ortada bir suç olup olmadığına karar…

Kırdığınız yerden kırılacaksınız!

  Boşluğunu, çukurunu bir garibin gönlündeki sevda ile doldurup sonra üzerini çamurluklarıyla kapatanların hakkındaki hüküm Allah’ındır… Gönül oyuncak değildir, kırılınca yenisi alınmaz… Gönülden gelen âh arşı titretir… Gönlün vebalini alanların, gönüllerinde huzur yeşermez… Ömrü ömrüme nasip olsun diye ettiğin dua,…

Canım İnsanlar

Tutunamayan biricik arkadaşım Selim’e… Bir aydınlar destanı olan Tutunamayanlar; Oğuz Atay’ın diğer eserleri gibi yazarın ölümünden sonra tutunabilmiştir. Farklı bir yazınsal gerçeklikle yazılmış bu eser; Türk aydınına ışık tutuyor. Kitap ilk çıktığı zamanlarda bazı eleştirmenler tarafından ağır aleyhte eleştiriler almıştır.…

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı  31 Ağustos 2021‘e kadar gönderebilirsiniz. Bu tarihten itibaren gönderilen yazılar, değerlendirmeye alınmayacaktır.

53. Sayı için tema: “Toprak”
demlik@rihtimdergi.com

Detaylı bilgi için tıklayınız.