Hayat yeniden kumsal sessizliği Tatlı bir rüzgâr eser kulaklarım aşina Dört duvarım yok sevdalar özgür Gözümden değil hayatıma akan bir damla Aşk… Kiminin tuzu kuru, kiminin aşı yok Kiminin suyu çamur, kiminin altınları taşıyor Bu nasıl gökyüzü her yer parlak…
Rıhtım: Sayı 43
ANLATI Bir Kadın ve Bir Adam – Aslı Raufoğlu ARAŞTIRMA Abdülmecid Efendi Köşkü – Onur Kelpetin FOTOKAYE Yok Oluş – Cemile Tarhan KİTAP – KÖŞE Bir Gün Bitecek – Cemile Tarhan Neyse Ki Çözüldü – Serkan Üstündağ ÖYKÜ Onsuz Olmaz…
Yer Çekimi
Yokuşlar tırmanıyorum, Telaşımda buruk sevinçler var Eksik de olsa bir özgürlük yoluydu yürüdüğümüz Yalnız değildim, binlerce coşku seli İki uçlu gerilim, çok uluslu devletler kadar Bu kaçıncı sunuluş, tepsilerde küresel hissedarlara Bu kaçıncı yok oluş kavgası, kaçıncı cehalet Ne çok…
Rıhtım: Sayı 42
Dergimizin 42. sayısı ile karşınızdayız. Krizsiz günler ve iyi okumalar dileriz. Kapak Çizimi: Pınar Balabanoğlu ARZULAR ŞELALE Tomris Uyar – Aslı Raufoğlu KİTAP Kaos: Mahşer – Yağmur Demir KÖŞE Kriz ile Yönetim – Serkan Üstündağ ÖYKÜ İnşallah Babam Gibi Olurum –…
Tomurcuk
Bir ölümü haber eder yapraklar Sararır hepsi telaşla Ağaçlar bir yeniliği taşır bünyesinde Sonbahar dönümü sessizliği Ne çok şey filizlendi gölgelerinde Aşklar doğdu küllerinden Devrimler başladı belki de Bi’ doğuşu simgeler o yâr Ararım her hasret kalışımda Bağışlar omuzları gövdemi…
Rıhtım: Sayı 41
İnsanları diğer varlıklardan ayıran “kendini ifade edebilme” özelliği, kişiler arası iletişim için önemli bir konudur. Bunun yanı sıra; empati, dinleme ve söylenenlere kulak verme, iletişimi desteklemesi gereken diğer insancıl hareketleri oluşturuyor. İletişim, birden fazla unsuru içeren hareketler bütünü olduğu için;…
Ben Ölmek İstemiyorum
Kanıyorum, kulaklarım patlıyor basınçtan Güz sancıları var yine üstümde Bu kaçıncı bahar oldu yokluğunda Kanıyorum yine insanlığınıza Her şey yoluna girecek ama her şey acı Yüzlerinizde her şeyin üstünü örtme arsızlığı Üç kuruş için soytarı olma telaşı var yine gözlerinizde…
Rıhtım: Sayı 40
İnsan, var olduğu günden bugüne, kendisinde olmayanı, mevcut hayatının eksiği olarak kabul etmiş ve bunu kazanmak için savaşlar vermiştir. Bir elma, bir insan, toprak, şehir, toplum, kültür… Hepsi aslında, insanın, varlık olarak kendisini eksik hissettiğini ve tatmin olma ihtiyacı güttüğünü…
Yel Değirmeni
Nasıl yürür bir bebek, düşe kalka. Peki ya sevdalar nasıl koşar daha ilk görüşte… Gömülür bir şehir karanlığa, kadın çıkagelir o anda, yüzü ay. Kırıklıklar asıl beni yoran. Buruk vedalar, sinmeden içime kadar; bir çiçek doğar gün görmeden ve solar…
Unutlarım
İz bırakmışım nefes aldığım her şehirde Dizlerim titrerdi düşündükçe kalışlarını Kimseler duymasın diye adını gizlerim Kim derdi ki bana rüzgâr olduğun kanatlarla Başka diyarlara uçacaksın. Kimseler duymasın diğer adını Hislerim muğlak, kayıp Gezmedik mi sanki her noktasını cennetin Kim derdi…