Önce bir araya getirmeli, çatmalı, sonra vurmalı ve çalmalı; “çete”nin sözcüksel varoluşu böyleydi işte. Tarih boyunca çeteler yakıp yıkmayı, çalmayı, hakkı olmayana el uzatmayı güç sayesinde kendisine hak görmüş ancak eninde sonunda ya içten yıkılmış ya da başka bir gücün…
Bitmeyen Şiir
Her güzel şey gibi bitti Sokak aralarından caddelere taşan çocukluğumuz Kar tatilleri ve eve erken dönüş Ağaçlardan toplanan mevsim meyvesi Pazar sabahı çizgi filmleri gibi Kesildi yaprak hışırtısı Sonbahardı, bitti. Aynı asfalta tekrar basamamak belediyenin suçu Gökyüzü bu kadar soluksa…
Rıhtım: Sayı 68
Dünyanın hâkimi olan dinozorlar, hep öyle kalacaklarını zannediyorlarmış. Yarınlar varmış gibi yiyor, hatta çoğunu yarına bırakıyorlarmış. Tozu dumana katıp ortalığı ayağa kaldırıyor, hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam ediyorlarmış… Günlerden bir gün, gökyüzünden gök taşları düşmeye başlamış dünyaya. Dinozorların…
Rıhtım: Sayı 67
Rıhtım dergisi, 67. sayısı ile sizlerle. DENEME Uçurumun Kıyısından Kendime – Huriye Çakıoğlu KÖŞE Sahne Dekorları – Serkan Üstündağ Zeytin Meselesi – Cemile Tarhan KÜÇÜREK Tamir – Canan Tümen ÖYKÜ Bu Bir Veda Değil – Canan Tümen İki Dünya…
Reenkarnasyon
En başa dönelim Her şeyin başlangıcına Hiç kimsenin olmadığı boşluklara Bir kadehe yıldızları dökelim Şaşırsın karanlık Patlasın işte bir şeyler Her şey dağılsın etrafa Bütün hikâyeler böyle başlar Farz edelim ki yıldızlar gerçekten kuyruklu Gezegenlere çarpa çarpa ilerliyorlar boşlukta Sen…
Rıhtım: Sayı 66
Kalan bir avuç suyu toksikle kaplanmış, ağaçları kurumuş, toprağı kuraklıktan çatlamış eski medeniyetin enkaz meydanına bir anıt gibi dikiliyor taht. Tüm dünya yıkılmış olsa da bir kese altın kucaklamak istiyor, sanki güç yüzüğünün peşinde Gollum gibi bir avuç avane.…
Boşlukta Süzülüyorum
Bir boşlukta süzülüyorum Bulutlara çarpa çarpa göğü deliyorum Süzülmek deyince düşmek mi gelir akla Evrene mi düşmek bu beni atmosferden atan Yoksa gözlerine çekilen bir kalem miyim neyim Sen misin benim evrenim Karanlığım ve güneşim Yıldızım toz bulutum Sen…