Lütfen duyun sesimi.
Ağlanacak kıyısı olmayan şehirde sürünüyorum
Gözlerim açık kalmış uyurken.
Ehlileştirilmemiş dertlerden kaçarken
Çöktü yollar, kaldık göğün altında.
Bekleyişin acısını anar iken
İnzivaya çekildiği bozkırın ortasında,
“Taşınacak yük değil bu” dedi Eftelya.
Efsunlu taşlarımı sektirdiğim toprakta
Werther’in ütopyasından bahsettim,
Ve post-modern saçmalıklar içinde
Kaybolan bir opiadan.
Hangi sahneyi silmemiz gerekecek
Kan ile yapılmış pusuladan.
Geceden kalma bir sevi sarhoşluğuyla
Koptu fırtına, kalakaldık göğün altında.
Sağ omuzumda saplı bir vefa.
Ezildiğim bu dağ kimin?
Hangi elimi kessem diner yağmur?
Nereye gitsem kesilir sesler?
Kirpi ikileminden muzdarip
Çıktı nefes, öldük göğün altında.