“Canım sıkılınca bir sigara yakıyorum. İçince öksürüyorum, öksürünce tükürüyorum, tükürünce damağım kuruyor, hemen şarap içiyorum; fakat bütün bunların bende bir alışkanlık yapmasından korkuyorum. Bu düşünce bende efkar yapıyor, hemen bir sigara yakıyorum, her efkarlandığımda sigara yakmanın bende alışkanlık olmasından korkuyorum. Ben canım sıkıldıkça sigara içiyorum ve yıllardır çok acayip sıkılıyor canım.”
Yaramaz bir çocuk gibiydi oynadığı bütün oyunlar, çevresine sataşır, sözünü söyler ve öylece gülümserdi. Kaç yaşına geldi ruhunda çılgın bir çocuk taşıyan Ferhan Şensoy, oynuyor Ferhangi Şeyleri yüz küsürüncü kez, bu alışkanlık değil mi ustam? Belki de anlamayanlara on kere yüz kere anlatmak yapmak istediğin şey. Doğrusu da bu aslında; hepimiz birkaç ay, birkaç hafta, hatta birkaç gün önceki olayları unuturken, sen bıkmadan usanmadan can veriyorsun o sahnede birçok şeye.
”şişhaneye kar yağıyor,
martın yedisi.”
Yıllar geçiyor zaman bizden alıyor ve çalıyor birçok güzelliği, Şişhane halen aynı, beton yığınları dışında. Yağmur yüzünü yıkıyor bazen ama kar küsmüş gibi, hiç uğramıyor buralara.
”aşk olsun akşamüstü
akşamüstü aşk küstü”
Aşk mı kaldı, aşk düşünmeye ruhumuz mu kaldı? Her gün gerekli gereksiz üstümüze yüklenen o kadar çok iş var ki; kendi yüzlerimizi tanımaya vaktimiz yok. PARDON aşk, PARDON akşamüstü; biz aradığın çocuklar değiliz. Biz sokakta oynayamayan; misketi, ip atlamak için ipi olmayan; fırına ekmek almaya dahi gidemeyen; aşık olamayan çocuklarız akşamüstü, PARDON…
YARIM YÜZYILLIK YAŞAYAN TİYATRO
Ferhan Şensoy 25 Şubat 1951’de Samsun Çarşamba’da doğdu. Öğretmen bir anne ve önce tüccar daha sonrasında da belediye başkanı bir babanın 3 çocuğundan biridir. Her zaman edebiyata ilgili olan Ferhan Şensoy daha 18 yaşındayken Yeni Ufuklar ve Soyut dergilerinde yazıları yayımlanmaya başlamıştır.
Birçok önemli Türk Edebiyatı yazarlarımız gibi onun da eğitim hayatının bir kısmı Galatasaray Lisesi’nde geçmiştir, bu lise gerek öğrencileri gerek öğretmenleri ve eğitimiyle ona yeni bir bakış açısı kazandırmıştır. 1970 yılına gelindiğinde ise Haldun Taner‘in öncülüğünde Ahmet Gülhan, Zeki Alasya ve Metin Akpınar tarafından 1967’de kurulan Devekuşu Kabare’de yazdığı oyunlar oynanmaya başlamıştır. Başlarında Haldun Taner gibi bir büyük olunca, o günlerin edebiyat meraklısı gençleri yazıya, oyuna, kendilerini denemeye daha da açık olmaya başladılar. 1971’de yurtdışına açıldı. Fransa Ve Kanada’da eğitimler aldı. Yazdığı oyunlar kimi çevreler tarafından çok beğenildi, ödüller aldı. Türkiye’de tanıştığı, çalıştığı insanlar ve yurtdışı imkânları ona karşılaştırma ve eleştiri yapma yetenekleri kazandırdı.
Türkiye’ye döndüğünde Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu’nda yazarlığını da yaptığı “Dur Konuşma Sus Söyleme” adlı oyununda oynadı. Bir yandan da skeçler yazmaya başlamıştı, ilk televizyon deneyimini bu skeçler sayesinde yaşadı. Türkiye’de stand up türünün kurucularından sayılan Ferhan Şensoy tek kişilik kısa komedileriyle izleyicilerin beğenisini kazandı. 1976 yılında TRT ile çalışmaya başladı, oyunlar yazıyor, programlar yapıyordu fakat bu ona yetmedi. Şimdiye kadar çalıştığı birçok tiyatro ve oyun yazarlığı gruplarının dışında kendi ekibini kurmak istiyordu. ‘Ortaoyuncuları’ adıyla 1980 yılında kendi ekibinin temelleri attı.
İlk oyunlarını Harbiye Yapı Endüstri Merkezi Salonu’nda sahneleyen Ortaoyuncuları, sonrasında Beyoğlu Küçük Sahne’ye geçmişlerdir. Küçük Sahne Ortaoyuncuları’nın birçok oyununa ev sahipliği yapmıştır. Sahne tozunu, seyircilerin ayakta alkışladığı birçok oyunu bu sahnede yaşamışlardır.
Birçok yabancı yazardan esinlenen Ferhan Şensoy, epik tiyatronun üstatlarından olan Bertold Brecht’in şiirlerinden “Anna’nın Yedi Ana Günahı” adlı oyununu yazdı. Bu oyun Brecht’in “Kafkas Tebeşir Dairesi” oyunundaki Gruşe’nin başına gelen ve dönem eleştirisi niteliği taşıyan olayların bir benzeridir adeta. Daha sonra Aristofanes’in “Eşek Arıları” oyununu yeniden yazan Ferhan Şensoy, bundan birkaç yıl sonra da Anton Çehov prensibiyle Çehov’lardan Bir Demet’i sahneye koydu.
Halen İstiklal Cad. Halep Pasajı No:62/90 Beyoğlu‘nda Ortaoyuncuları olarak birçok oyun sergiliyorlar.