Kapıdan dışarı çıktı. Güne adımını attı. Gözlerini kapadı. Bir saniye sonra açtı. İnsanlar kaybolmuştu birdenbire. Ne olduğunu anlayamadan arkadaşıyla buluşacakları kafeye gitti. Sokaklar boş caddeler ıssız ve şehir kimsesizdi. Her gün koşturarak dolaşan insanlar kaybolmuştu. Arkadaşıyla buluşacakları kafeye geldi. Garson…
Lastik Pabuçlar
Yusuf yüzlü İsmail’e… 1962 sonbaharında, bir gece vakti, küçük bir köy evinde tertemiz bir heyecan vardı. En büyükleriydi Muhammed. Babasının gururu köyünün medarı iftiharı, o gün yıllar sonra bile gülümsemeyle anımsanacak bir zafer kazanmıştı… Öğretmen çıkacaktı birkaç yıla, yeter ki azmetsindi.…
Sahne Kapısı
İnsanoğlu doğmaya ve ölmeye devam ediyor. Aslında olan şey bu kadar basit. Bu bengi döngüyü anlamlaştıran ve/ve ya anlamsızlaştıran şeylere de yine bizler (insanoğlu) sebep oluyoruz. Şöyle bir örnek verebiliriz ki; doğumdan sonra hayat bulan her beden, bir gezegeni paylaşmak…
İhtiyarlık
İhtiyarlık bazıları için hemen gelse de bitsek, bazıları içinse acizlik diye adlandırılır. İnsanın bu çağı aslında her ikisi de değildir, çünkü insanın en verimli çağı ihtiyarlıktır. Her ne kadar Oscar Wilde’nin dediği gibi “Tecrübe sadece, hatalarımıza verdiğimiz isimdir” gibi bir…
Ben Öldüm Diyorum
sakince geçip gidiyorum vadilerden atılan kementlerim hep boş döner, fırtına alıp götürürse bir gün aklım uçurumdan aşağı düşer. sen ölünce inanır dedi dilsiz keşiş fırtına şart ve tabii bir de gösteriş, sade olmalı diyorum ve rahatça. dilimden düşmeyen sessiz serzeniş.…
Yirmibirinciyüzyılda
renksiz bir gökkuşağından geçiyorum belimdedir bütün kara delikler seni sen yokken de seviyordum sadece hücrelerim bunun farkında değildiler anlatırken ağlamak önemli bir kavramdır rüzgar kadar önemlidir fiyortlar ve kıyıya dik uzayan dağlar delersek ulaşırmışız istediğimize veyahut yıkılır imiş tepemize her…
Her İnsan Bir Karıncadır
Bu gece hiç olmadığım kadar eminim ne yapacağımdan. Bedenim kendi cürmünden binlerce kat ağırlığındaki nesnelere aduket atabilecek kadar çılgın. Buz mavisi güneş, ahşap yeryüzünü aydınlatırken doğayla taşşak geçer gibi bir hali vardı. Yerler, asit gölleri ve yemekten oluşan tepelerle dolu.…
Ağlama
Sen ağlarsan kuşlar ölür, ağlama. Ekolojik bir buhran çöker üstümüze, Bu rıhtımdan tirenler kalkmaz mesela Ağlar annesinin sütten kesmediği çocuklar Fırtınalar kopar fırlarız sokağa Ne zaman bir fırtına çıksa Alıp götürsün diye yalvarmıştık biz OZ’un o muhteşem diyarına. Ardına cadılar…