Bir eskicinin kollarında, kim bilir kimlere satıldı naftalinli düşlerim Bedenim neden bu kadar karanlık? Palas pandıras atılmış ruhum bir ateş kütlesi Ocakta unutulmuş ıhlamurların, yanığı var yüreğimde Sokakların, kalbi kırık lambaları gibiyim Şamdanlarım titreşiyor Kendimi dinliyorum rüzgârın, ıssız ıslıklarında Bedenime…
Ustalık Eseri
Varlığın bir armağan, Yokluğun bir zulüm. Hayatım bir zehir, Senle bir düğün. Çünkü, Güneş doğuyordu gözlerinde, Bilinmezlik dağılıyordu sözlerinle. Hiçsizlikle kaplanmış hayatımı Aydınlatıyordun meşhur benliğinle. Yokluğunla kaplandı şimdi dört bir yanım Yalnızlığımın çukurundayım artık, Bir kurtarıcım yok. Kalbimdeki karartı gittikçe…
Haşlanmış Istakoz
Ucuz bardak, ucuz tabak, ucuz çatal, kaşık sesleri ve kimsenin izlemediği, kendi kendine konuşan televizyonun sesi ve homurtular ve uğultular ve bağrışlar… Tek bir ses oldular yine. Aralıksız kurşun gibi yağan yağmur, ağlarla süslenmiş camlara saplanıyordu. Sarı, loş, lüks ışıklarıyla…
Deniz
Her sabah deniz kabuğunda sesin Yüreğim dinler, tutulur nefesim Hayallere dalarım, ararım Söyle bana deniz, sahi sen kimsin… Gözlerim kaybolur ufuk çizginde, Bak bak bitmeyen enginlerinde. Ayaklarım yerden kesilir, Yer kabuğuna uzanan derinliğinde… Tatlı bir gülümseme yanaklarında Tılsım var, berrak,…
Annem
Başka özlemleri yok akşamların, Sanki denizin önünü çevirmişler. Bahara kalıyor, Ruhları ağır yaralar, Titrek yakamoz ışıklarında Kırık kalplerde Ölüp gitmişler Kapının eşiğinde duranlar Hayatta en çok neyi istiyorsak ölüp gitmişler Beyaz bir su buharına Denize doğru Hüzünlü, küçük büyük mutluklar…
Rıhtım: Sayı 40
İnsan, var olduğu günden bugüne, kendisinde olmayanı, mevcut hayatının eksiği olarak kabul etmiş ve bunu kazanmak için savaşlar vermiştir. Bir elma, bir insan, toprak, şehir, toplum, kültür… Hepsi aslında, insanın, varlık olarak kendisini eksik hissettiğini ve tatmin olma ihtiyacı güttüğünü…
Rıhtım: Sayı 39
Seçimlerimiz ve kararlarımız hayat çizgimizdeki sonuçları belirler. Yenilikler yerine, deneyimlediğimiz tercih-sonuç ilişkilerine güvenerek karar veriyoruz çoğu zaman. Bunlar da tekrar eden sonuçları, yani tekerrürü yaratıyor hayatımızda. Ne zamanki yenilik getiririz hayatımıza, bu yenilik de alışkanlığa dönüşür tekrarlandıkça. İşte hayat böylece…
Rıhtım: Sayı 38
Zamanın su gibi akıp gittiği 2018’in son günlerinde 38. sayımızla karşınızdayız. Ne yazık ki ilk yayımlandığımız günden bugüne, bitmek bilmeyen ulusal ve uluslararası buhranlara tanıklık ettik. Bu buhranların ekonomik ve sosyolojik sonuçları kimi zaman “yeşil seven adamlar”ı teğet geçer ve…
Rıhtım: Sayı 37
ARAŞTIRMA Yoros Kalesi – Onur Kelpetin KİTAP Bilinmeyen Adanın Öyküsü – Yağmur Demir KÖŞE Oyun Devrimi – Serkan Üstündağ ÖYKÜ Ayraç – Serdar Şen Benim Adım Dul – Sevgi Ünal Hayat Seninle Güzel – Hatice Dökmen Kelebekler – Yasemin Ulu…