Edebi

Hedef “Biz”

Konforlu bir yaşamı hedef alan insanların sarf ettikleri yolda konforsuzluğu peşlerinden sürüklediklerini gözlemleyebiliriz. Aynı hedefe hizmet eden birkaç görüş farklılığı sebebiyle; huzurdan çok daha uzak bir yerlere gidiyoruz. Aramızdan birileri de çıkıp “Herkese uygun ütopik bir dünyanın var olması mümkün değildir.” diyemiyor. Peki; hâl böyle olunca, bize ne yapmak düşüyor?

Bizden binlerce yıl öncesinde yaşamış insanların tasarısını kullanmaya devam ediyoruz. Çok basit; yaşama alanını yönet, senin ve etrafındakilerin refahını sağla, güzel hislerle dolu bir hayata sahip ol ve az ötesinde de güzel bir elveda…

Günümüzde yapılan tüm işler bu anlayışı prensip alıyor. Belirli meslek grupları kuruluyor, sonraki nesle nasıl yaşaması gerektiği öğütleniyor, yeni nesil kabul etse de etmese de bir eğitim sistemine tabi tutuluyor, meslek sahibi gençler ya üretiyor ya satıyor ya da idareyi sağlamaya çalışıyor.

Sonra birileri gelip de kendimize hedefler belirlememiz gerektiğini belirtiyor. “Hedefleriniz olmazsa, bu karmaşık hayatta kaybolup gidersiniz.” öğüdünü de eksik etmiyorlar. Ancak, onların yaşam sistemi içerisinde bireyin istediği meslek gruplarına pek de bir değer verilmiyor. Düşünsenize; “Ben filozof bir piyanist olmak istiyorum ve hayatımı bilim kurgu türünde yazınsal eserler sunarak geçindirmek istiyorum.” (Olumsuzladığını belirten bir alarm sesi duyulur, karanlık odanın sol tarafında bulunan kapısının üst kısmında bulunan kırmızı ledli “ÇIKIŞ” yazısı aydınlanır, birkaç bip sesinden sonra doktor, mühendis ya da öğretmen olarak dışarı çıkarsınız…)

Geçmişten günümüze değişen şeylerin olduğu bir gerçek. Ancak istediğiniz şeyleri yapabilmeniz için hiç de istemediğiniz şeylere katlanmak zorundasınız. İstekleriniz pahalı hobilere dönüşsün, istemedikleriniz de yapmak zorunda kaldığınız şeyler olsun. Gayet güzel gün öldürme tekniği. Öldürdüğünüz günler ise onlardan değil, sizden gidiyor.

Bunları bir yana bırakalım; belirli bir kesim, herkesin diline düşmemiş aktiviteleri yapmak ister. Örneğin; etrafınızda yamaç paraşütü yapan kimse yoksa siz yapmak istersiniz. Yani, insanlara anlatacak bir şeyiniz olması, onların ilgisini sizin değil de deneyimlediğiniz şeyin çektiğini bile bile o aktiviteyi yapmak istersiniz. “Atladıktan sonra pek de bir korku falan olmuyor, ama cidden süper.” yorumlarını yaparken ölmeden önce yapılması gerekenler listenize bakıp, o listede yazan şeylerin hedef olduğunu fark etmediniz mi?

“Hedefleri ‘biz’ belirliyoruz. Hedef sahibi oluyoruz ve başıboş olarak adlandırılmaktan uzak duruyoruz.” Buradaki önermenin ilk cümlesi yanlış. Hedefleri biz belirlemiyoruz. Doğru önerme şu şekilde; “Belirlenmiş hedefleri ‘biz’ seçiyoruz.”

Henüz hayatı tanımamış çocuklarımıza “Büyüyünce ne olacaksın?” sorusunu sormak yerine, onlara hayatı boyunca seçenekler sunmaya devam edelim. Çünkü bizler hedef belirlemiyor ve mevcut hedeflerden bir tanesini sunabiliyoruz. En azından, yeni nesil biraz daha huzurlu bir çalışma sahasına sahip olur. Kişisel hayatlarına değinemiyorum bile…

Comments (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

BİR KÜÇÜK NOT
Dergimiz şu an sadece internet üzerinden yayımlanmaktadır. Kağıt kokan bir dergi olmamız için sponsorluk desteği sağlamak istiyorsanız, lütfen iletişime geçin: info@rihtimdergi.com
BİZE KATILIN

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı 20 Temmuz’a kadar gönderebilirsiniz.

36. sayı için tema: “Kaos”

Ekip sayfasından iletişim adreslerini öğrenebilirsiniz.

Detaylı bilgi için tıklayınız.