Eski zamanların göbeğinde, dibinde ve hatta yeni zamanların da başında taşıma aracı olarak kullanılan bir hayvandı kendisi.
Yeri geldi süt taşıdı, yeri geldi odun taşıdı, yeri geldi insan taşıdı.
Vefalı hayvandı.
Bir kez olsun o kadar yüke rağmen çemkirmezdi kimseye, kırmazdı kimsenin kalbini.
Zaman ilerledikçe yükü hafiflemeye başladı; çünkü yerini 2-3 ve 4 tekere kadar çıkabilen taşıma araçları aldı.
Bizim eşek buna ilk zamanlar çok içerledi, gel gelelim sonra sonra hoşuna gitti dinlenmek.
Artık o bir yük taşıyıcı değildi!
Ama insanoğlu bu
Baktılar eşek boşta ne yapsak derdine düştüler.
En sonunda zeka küpünün biri buldu; eşeği kesip sucuk yaptılar üzerine de 2 yumurta kırıp halka sattılar.
Eşekler tükenmeye başlayınca yeni eşek bulundu:
“İnsanoğlu”
Artık yükler onunla taşındı, kirli işler onunla yapıldı; fakat tek bir problem vardı bu eşek konuşuyordu.
Sucuk yapamadılar; ama işlerine yaramayanı gözleri kapalı çukurlara bıraktılar.
Bu kez önemli değildi harcananlar, çünkü sistem oturmuştu.
Bir eşek gider, bir eşek gelir;
İnsan eşek olmaya görsün…