Ya gözlerin ne olacak? Sana bakarken kör olduysam suç bende… Ellerimi kırsalar, yazdırırlar bir fakirhaneye, Dilenerek ve sürünerek koşardım ama Ayaklarım tutmuyor, sana gelmeye… Piç ettik sevdiklerimizi, gölgelerde terk ettik… Ölülerimizi kaldırmasak, Sevdiğimiz çocuklar tımarhanelere kapatılsa, Hiç bilemeseler devrimini ikimizin Senin…
Benim Hayatım
Renkli koltuklarda renksiz hayatım Bazen bilinmez hayat kavgalarım Karmaşa ve kargaşa içerisinde Soğumuş çay misali ayrılıklarım. * Kaoslar içerisinde bir kuşum Bazen içten içe yanıp tutuşurum Bilmece içerisinde belki de bir hece Hayat yoğunlukla bir gece. * Üzülürüm, sevinirim, düşünürüm…
Vazgeçemeyiş
Oysa ne çok sevmiştim seni Ne çok kaçışlardan kaçıp Ne uzaklıkları teptim geri Gidemedim Sesin kulaklarımda Ustaca nakşedilmiş bir tını gibi Şimdilerde bir piyano bir keman bir çello sesi Bir musikide arıyorum seni Gelmezsin değil mi? Biliyorum. Oysa gitmeyeceğine inandırmıştın…
Sessizlik
Sen susuyorsun Ve satırlar dökülmüyor kağıtlara Sen susuyorsun Ben şehre birkaç adım Sanaysa koca bir sevda uzakta Sen susuyorsun Ve kelimeler avare birer gezgin Yutkunmakla söylenmek arasında Sen susuyorsun Ben üşüyorum Dudakların tenimde soğumakta Sen susuyorsun Acıtıyor huzurlu bilinen sessizlik…
Tam Ortasında
Tam ortasında meydanın Heykelin tam önünde biraz sağa kaymış Tam ortasında yolun Beyaz çizgi üzerinde siyah tşörtle Tam ortasında merdivenin Üste mi çıkacak alta mı inecek belirsiz Tam ortasında resmin Kime yakın belli değil Tam ortasında zamanın Neler yaşayacağı belirsiz…
Çaresiz Kalem
Bir elemdir alır hep böyle gecelerde, içimi, Tenhasındadır umutlar sonu olmayan kalabalıkların. Nicesi Anka kuşudur, yalnız, yorgun, çaresiz… Nicesi kaybetmek zamanıdır, Kalabalıklar sessiz. Bir çocuğun vurulmuşluğu mudur acı olan, düzende ? Kıyametteki sur mudur, üzerimize üflenen? Sorunun cevabı mıdır yahut…
İster İstemez
Sevgilim… Naber sevgilim? Uyuyamadığım günlerde sen geliyorsun aklıma ister istemez *** ister, istemez olur mu? *** Tüm doğallığımızla bütünleştiğimiz geceler gelir. Kırık saç tellerine gider düşüncelerim. Oradan gözlerine temas eder, Burnundan ürkek bir dalışla dudaklarında cesurlaşırlar. *** Sana yüzlerce kelimenin…