Ben denizden doğan bir altın parçasıyım
Hiç bitmeyen bir ışıktır altın
Denizlerin rahimleri yırtıldığından beri
Çıktı yüzeye deniz altınları
Şimdi yeryüzünde bir çim üzerinde
Bir şiir okurum eşim dinlemez
Bir siren damlar polis arabasından
Koşarız eve ıslanmamak için
Gökten saflık yerine indi karanlık
Beni doğuran damladan kaçan oldum ben
Yol kenarında bir şiir evi gördüm ıssız
Gökyüzünde yitik, altın saçan ışık
Üstüme damlayan sanki su değil denizdi
Sanki anıydı tanıdık bir acıydı çocukluktu
Oysa bir tatil içindi benim için bu çim
Şiir olup sevecektik şiir evi ıssız
Deniz içinde güneştim dışında yağan dua
Damlalar besleyemiyor dünya hasta
Şimdi kaçıyoruz eve anne sayıp onu
Şiir güneş açsın diliyoruz altın gibi parlasın
Bir hayal kurarım ev içinde otururken:
Bizler birer çiçeğiz dışı altın içi deniz olan
Ve ne vakit başlarsa bir ağlamak gökyüzünde
Ağlayan keder değil neşe damlatır anısından
Yazan: Kerem Yılmaz