Y. Canberk Tan

Genel Yayın Yönetmeni

204 Articles6 Comments

4 Aralık 1991'de İstanbul'da doğdum. 2015'te Sakarya Üniversitesinin Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünden mezun oldum. 2015'in Ocak ayında "Birden Bire İki Kişi" isminde bir şiir kitabım yayımlandı. Yayıncılık sektöründe Ercan Dinçer, Aziz Sivaslıoğlu, Nehide Tuna, Zerin Aktaş ve daha birçok yazarın çocuk edebiyatı eserinde editörlük yaptım ve bu eserlerin tüm yayına hazırlık süreçlerini üstlendim. 2018 yılında düzenlenen Cumba KSP Şiir yarışmasında jüri olarak görev aldım. 2016 yılında kurulan butik reklam ajansımı yönetiyor ve Kasım 2013'te kurduğum Rıhtım dergisinde Genel Yayın Yönetmenliği yapıyorum. Şiir, öykü ve deneme türlerinde yazılar yazmaktayım.

Zaman Aşımı

Dünlere yaslanmış sırtım Tıpkı bir ağaç gibi sağlam köklere dayandırdım kendimi Yılkı hayaller özgürlükten bahseder Paslanıyor keşkeler Yarım ağızla tutuluyor yas Tutamıyorum kendimi kimi zaman Laissez faire Ülkemin pragmatik lümpen fareleri Gemi su alırken keman çalar. Gülüyorum sadece olan bitene…

Rıhtım: Sayı 50

Dergimizin 50. sayısını Mağaza sayfasından satın alabilirsiniz. Satın almak için tıklayın: https://rihtimdergi.com/urun/sayi-50-rihtim/  

Rıhtım: Sayı 49

KİTAP Tiffany’de Kahvaltı: Arayış ve Güzellik – Yağmur Demir Üç Kilitli Sanduka (Kitap İncelemesi) – Elçin Ceylan KÖŞE Ağlayan Devler Kumarı – Serkan Üstündağ Yaratıcı Yazma Üzerine – Hatice Dökmen ÖYKÜ Çaycı Hakkı, Yusuf ve Diğerleri – Serdar Şen Gerçek…

Ben Yokum Orada

Hangi hava alır götürür beni derin dehlizlere Işıksız, belki loş diplere Nerede kalabalık telaşlar varsa Nerede yakılmışsa ışıklar sonuna kadar bembeyaz Ben yokum orada Alırsın havanı sen de bir gün ey yolcu Arkana bakmadan gidersin dedelerin gibi Belki tahta gemilerde…

Rıhtım: Sayı 48

“o günler şimdi yabancı gibiler bir günlük mutluluğa bir ömür alıp gittiler” -Ferdi Özbeğen ARAŞTIRMA Mağlova Kemeri – Onur Kelpetin KİTAP Dracula – Yağmur Demir Kemik Çayı – Hatice Dökmen (Bülten: Yeni Çıkan Kitaplar) Kum Gibi – Hatice Dökmen (Bülten:…

Kemik Çayı

“Gelmedin Ali Haydar. Kaç gün oldu görüşmeyeli, sarılmayalı, bakışmayalı, koklaşmayalı, titreşmeyeli. Aramadın, sormadın. Bak, bana neler ettik el ele verdik de. Önce söz kestik, ciğerime… Sonra kına yaktık, kalbime… İşte şimdi de nikâhımı kıydık, hayallerime… Annem renksiz. Teyzem muradına nail…

Encam

Her gün uyanış içerisinde Bir doğuş gerçekleştiriyorum insanca Her gece batar sanırız gök cisimleri Bin kez gerçekleşti hayatımda encam Batıya dön yüzünü güneş en tepedeyken Toparla gölgelerini Çiğne geçmişini ayaklarının altında Batır iğnelerini ve uyan rüyadan Batıya dön yüzünü güneş…

Kum Gibi

“Kadınlar gelip geçiyordu gözünün önünden. Sarışın, renkli gözlü kadınlar. Dara’ya bakarken değişiyordu o uğruna ölünesi gözler. Kırmızı, kıpkırmızı alev topu olup ateş saçıyordu her bir göz. Dara o ateşlerin arasında yanıyor, kendini kuma atıyordu ama kum da en az kadınlar…

Rıhtım: Sayı 47

Birileri öldürür, birileri yaşatır. Kimisi tohum diker, yeşertir yeryüzünü. Kimisi kana bular yaprakları. Bazıları da bir ağaç gölgesinde bekler payına düşeni, kalan kırıntıları… Bembeyaz sessizliğiyle kışın gelmesini beklerken, 47. sayımızla karşınızdayız. Yapraklar sararmadan kavuşacağız. ARAŞTIRMA Aizanoi Antik Kenti – Onur Kelpetin…

Şahları da Vururlar

Utanıyorum kimi zaman Kapağı açılmamış boş defterlerimden Kapılar açılıyor yeni yaşamlara, Gülen iki göz yetiyor uyanıp nefes almaya Hayat adil olsaydı karşılaşmazdı bunca insan Olmazdı yaşam Dünya’da filan Evrende aranan kara delik Başkentindedir paralellerin ve meridyenlerin Saatler ilerliyor yoksulluğa Saatler…

BİR KÜÇÜK NOT

İletişim: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Geçici bir süreliğine ekibimiz dışından gelen yazılar değerlendirmeye alınmayacaktır.

Detaylı bilgi için tıklayınız.