Demlik

Zeytin Çekirdeği

<Tak tak tak> Bir ses duyulur, ta derinden en derinden…

Usulca, sesin geldiği yeri bulmaya çalışırım. Sonra bir <tak tak> daha; ama bu sefer daha güçlü bir vuruştur bu. Hemen balkona koşarım; fakat ses dışarıdan gelmiyordur. Kulağımı sakince duvarın sıvalarında gezdiririm, ama bu ses komşuların sesi de değildir.

O an çaresizce başımı dizlerimin arasına alıp düşünmeye başladım. İçimde bir şeyin nefes aldığını hissettim. Benimle birlikte yaşayan başka bir şey daha vardı ve ben bunu ilk defa fark etmiştim. Belki de ilk defa bu kadar yaklaşmıştım. Hemen gizlemeye çalışıp sessiz ol diye fısıldadım; ama hiç dinlemedi beni. Herkese meydan okur gibi daha hızlı vurdu. Sussana dedim, sus…  Ya biri duyarsa; ya benden başkası da duyarsa… Bu düşünce bana soğuk soğuk terler döktürmeye başlamıştı. Hemen hızlıca düşünüp bir karar verdim. Ondan kurtulmam gerekiyordu ve ellerimin arasına alıp artık atmasını durdurmalıydım. Bunu yapabilirdim. Hızlıca avucumun içinde sıkıştırmaya başladım. Onu yok etme arzusundan o kadar gözüm dönmüştü ki ellerimin arasındayken aslında onun beni ele geçirdiğini fark edememiştim. İşte o zaman onu bir yere gömüp kaçmaya karar verdim; çünkü biliyordum ki toprak aldığını asla geri vermezdi. Ben de kazdım, hiç durmadan kazdım… İşte bu sefer olmuştu ve nazikçe onu yere bıraktım. Sanki üzerine attığım her toprak benim ağzıma doluyordu. Üzerine düşen her taşta ebabil kuşları tarafından taşlanıyor ve kanıyordum. Ben seni yok ederken aslında senin can suyunu veriyordum.

Son bir kez dönüp arkama baktım… Çok fazla yara bere almış, çok fazla uğraş vermiştim ama yine de başarmıştım. Bu bir zafer miydi? Bunu kutlamalı mıydım? Siz içinizdeki bir şeyi öldürdüğünüz zaman bunu kutlar mısınız? Böyle anlarda ne yapılırdı ki… Ben öylece oturdum, sadece oturdum. Biliyor musunuz önceleri hiç ağlayamadım. Gözyaşlarım artık yanağımın yolunu ezberledikleri için küsmüşlerdi bana. Evet, anladım sanırım yas tutmam gerekiyordu; ama neden? İçten içe bir parazit gibi sizi kemirmeye başlayan, duygularınızı sömüren bir şeyi o sizi yok etmeden önce yok ettiğiniz için mi? Bu hiç adil değil, hem de hiç. Gerçek hayatta bunun cezası hapis, ama bu kendi içinizde işlediğiniz bir cinayetse eğer; suçlu da sizsiniz, hâkim de, avukat da – anlayacağınız adaletin tokmağı sizin elinizde, isterseniz kalemi kırıp kendinizi ömür boyu tutsak edin, isterseniz bu davayı sonsuza kadar kapatıp beraat edin. Ben artık davamdan beraat ediyorum; çünkü masum bulundum.

Şu andan itibaren bildiğim tek bir şey vardı; o da ruhumu boğan bu düşüncelere daha fazla katlanamadığımdı. Anksiyetem artık bu yorucu duygular içinde savaşmama izin vermiyordu ya da bilemiyorum belki de içine düştüğüm kaostan besleniyordu.

Zihnimi kontrol etmekte güçlük çekiyordum. Hiçbir düşüncem yerinde oturup, sakince sırasının gelmesini beklemiyordu. Zihnim artık o kadar yorulmuştu ki ellerim titriyor, yer yer gözlerim kararıyordu. Bunu hiç bilmeyen biri için anlaması, yaşayan bir kişi içinse anlatması çok zor, düşünün ki bütün hayatınızı boğazınıza takılan bir zeytin çekirdeği yüzünden, kesik kesik nefes aldığınız sırada boğulmamaya çalışarak geçiriyorsunuz, işte öyle bir şey ama merak etmeyin kimse zeytin çekirdeğinden ölmez. En azından ben ölmedim.

Bir şey itiraf edeyim mi? Ben boğazımdaki zeytin çekirdeğini artık yuttum ya da onu yeni ve daha güçlü bir şeye dönüştürdüm; çünkü artık yutkunurken canım yanmıyor, aksine daha çok yutkunmak istiyorum. Kalbim acı içinde ölmek üzere olan birinin kalp atışları gibi değil de yeni doğmuş bir bebeğin kalbi kadar istekli atıyor. Konuşmak istiyorum. Hiç es vermeden saatlerce konuşmak, kendimi anlatmak… Artık anladım ki benim öldürmek için çabaladığım şey başka bedenlerde, başka gözlerde, başka kalplerde yaşıyor ve yaşatıyordu.

Yazan: Selcan Kurtlar
Sayı: 36

Comments (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

BİZE KATILIN

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı 20 Eylül’e kadar gönderebilirsiniz.

37. sayı için tema: “Devrim”

Ekip sayfasından iletişim adreslerini öğrenebilirsiniz.

Detaylı bilgi için tıklayınız.