Mızrak çekiliyor her gün sürme niyetine gözlere. Tenden geçmez dediğim ne varsa işliyor bir bir ölü bedenlere. Kan. Kırmızı. Ve diş geçirilmiş dudaklar. Gözlerimin üstüne kazıdığım zifiri karanlık Dahası, aydınlattığım her boşluk, vücudumda; Şimdi, Rapunzel’in saçlarında. Sarı mıydı gün ışığı…
Rüyadan Dışarı
rüyadan bir adım dışarıya damarlarımda kan yokken yaşardım gece öyle de güzel gelirdi bana başı bozuk bir kediyi beklerdim elimde süt, kase ve umutla çakmak bulamazken sigara yakmaya ateşi bulmak için çırpınıyordu ellerim tarih öncesinde bir devirde de aynı şekilde…
Umulmadık An
alnım çatlıyor yere düşüyor gönlüm nerede kaybettiğimi bilmeden duymadan anlamadan görmeden bekliyorum en ummadığın anlarda içimde bardaklar kırılıyor kuyularım dolup taşmakta. piç çocuklar ceplerimde atıyorum hepsini kuyu içlerine hediyeler dağıtıyorum koşun ölümsüzlük ellerimde. kan kusan gözümden ağrıyan dizimden bıkıyorum kendimden…